'Clean Energy Conference' in Istanbul


'Clean Energy Conference' in Istanbul
A conference titled "the Role of Clean Energy Technologies in Meeting Turkey's Growing Power Needs" will kick off in Istanbul on Tuesday

A conference titled "the Role of Clean Energy Technologies in Meeting Turkey's Growing Power Needs" will kick off in Istanbul on Tuesday in association with Turkish-U.S. Business Council of Foreign Economic Relations Board (DEIK), American-Turkish Council (ATC) and Scientific & Technological Research Council of Turkey (TUBITAK).
A statement released by DEIK said Monday the conference is supported by Turkish Energy & Natural Resources Ministry and U.S. Department of Energy.
The conference which will last for two days will focus on hydroelectric, wind, solar and biofuel energies.aa

'Özel şifre' ile daha ucuza konuşun!

Cep telefonu operatörlerinin sınır ötesine taşıdıkları rekabete, alternatif şirketler de katıldı.
Dünyanın birçok ülkesinde yaygın olarak kullanılan 'Arama Bazında Operatör Seçimi' (Call by Call) hizmeti nihayet Türkiye'de de başladı. Ev ve iş telefonundan yapılan aramalardan önce 1045'i çeviren herkes şehirlerarası, uluslararası ve cep telefonlarıyla artık çok daha ucuza konuşabiliyor.
Uzak mesafe telefon hizmeti veren Millenicom tarafından başlatılan görüşme imkanı için sözleşme ya da resmi başvuru yapmaya gerek yok. Şehir içi fiyatına şehirlerarası görüşme fırsatı sağlayan yeni hizmet sayesinde aboneler, Amerika, Rusya ve bütün Avrupa Birliği ülkelerindeki ev ve iş telefonlarını arayabiliyor. Bu ülkeleri aramanın dakikası sadece 7 kuruş. Ev ve iş telefonlarından cep telefonlarını aramak da çok avantajlı, dakikası sadece 27 kuruş. Türkiye'den çok aranan ülkelerin bazılarında indirim oranları yüzde 80'lere kadar varabiliyor.
Şu an 100 bin kişi tarafından kullanılan 1045'in kısa sürede 900 bin kişiye ulaşacağını belirten Millenicom Genel Müdürü Tuğrul Cora, telekomda rekabetin asıl şimdi başladığını söylüyor. Şehir içi görüşmelerin de alternatif operatörlere açılmasıyla tüketicilerin telefon görüşmelerini çok ucuza yapabileceğine dikkat çekiyor. 2007'de şehir içi görüşmelerin tüm operatörlere açılması gündeme gelmiş; ancak söz konusu gelişme 2008'e kalmıştı.
Millenicom'un hizmetinden faydalanmak için ev ya da işyeri telefonundan ahizeyi kaldırıp önce 1045'i sonra da aranılacak numarayı çevirmek yeterli. Yani telefon numarasının başına Millenicom'un kodunun eklenmesi gerekiyor. Tuğrul Cora, Ankara'yı ararken '1045 0312...' veya Almanya'yı ararken '1045 0049...' şeklinde numara çevirmenin yeterli olacağını söylüyor. Evinde veya işyerinde Türk Telekom StandartHATT, KonuşkanHATT ve ŞirketHATT abonesi olan herkes, 1045 hizmetinden hemen yararlanmaya başlayabiliyor. HesaplıHATT ya da YazlıkHATT abonelerinin ise bu hizmetten faydalanmak için Türk Telekom'un 444 1 444 numaralı çağrı merkezine başvurarak tarife paketlerini değiştirmeleri gerekiyor.
Millenicom Türkiye'de 2007 yılında yaklaşık 40 milyon dolar ciro yaptı. Şirketin 2008 yılı hedefi ise yüzde 20 büyüme. Arama Bazında Operatör Seçimi sistemi Avrupa ülkeleri ve ABD'de uzun süredir kullanılıyor.
Sabit ücreti, ekstra maliyeti yok
Millenicom'un 1045 hizmetinde aylık sabit ücret, bağlantı ücreti ya da herhangi bir gizli maliyet bulunmuyor. Müşteri ne kadar konuşursa onu ödüyor. Ay boyunca 1045 kullanılarak yapılan görüşmelerin tutarı, takip eden ay Türk Telekom tarafından faturalandırılıyor. Ödemelerin ise mevcut Türk Telekom faturalarının ödendiği şekilde ve kolaylıkla yapıldığını belirten Cora, "Telekom faturaları için otomatik ödeme talimatı olanların 1045 fatura bedelleri de, hiçbir işleme gerek kalmadan otomatik olarak hesaplarından tahsil ediliyor." diyor.
Ayrıntılı fatura hizmetinden yararlanan Telekom aboneleri, Millenicom'un yeni hizmet üzerinden yaptıkları şehirlerarası, uluslararası ve cep telefonu görüşmelerinin ayrıntılarını da gelen faturada görebiliyor. Mevcut durumda ayrıntısız fatura alanlar ise yine Telekom'dan ayrıntılı fatura talep ederek görüşmelerinin ayrıntılı olarak faturalanmasını sağlayabiliyor.
Zaman

Teknolojide 2008

''2008 Teknoloji Öngörüleri'' raporuna göre, teknoloji sektörü veri güvenliğine daha çok para harcayacak. Deloitte'nin Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon (TMT) bölümü tarafından hazırlanan rapora göre, internet ortamında kullanmaya alıştığımız sanal kimlik uygulaması, bu yıl e-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte, yerini gerçek kimliklere bırakmaya hazırlanırken, hizmet satışından ve özellikle veri güvenliğinden elde edilen gelirlerde artış olacak.
İnternet üzerinde gerçekleşen e-ticaret, açık artırma usulü satışlar ile sohbet odalarındaki diğer tüm işlemlerde artan sahtecilik vakalarını engellemek, müşteriler nezdinde güven tesis etmek ve bu sayede hedeflenen büyümeyi devamlı kılmak üzere 2008'de gerçek kimliklerle işlem yapılma zorunluluğunda artış yaşanması bekleniyor.
Çevre dostu teknolojilerin, 2008 yılında da cazibesini koruyacağı ifade edilen raporda, bazı şirketlerin, bu yıl bilgisayarın temel bileşenlerinden çok, virüs koruma programlarına, online veri yedekleme sistemlerine ve bilgisayarların sigortalanmasına daha fazla kaynak ayıracağı, bu trendin sadece bilgisayarlarla sınırlı kalmayıp MP3 çalarlardan mobil telefonlara, DVD okuyuculardan harici sürücülere kadar pek çok teknolojik üründe kendini göstereceği belirtildi.
-2008 YILI İÇİN 10 ÖNEMLİ TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ-
Raporda, 2008 yılı için önemli teknoloji öngörüleri ise şöyle sıralandı: ''Dijital güvenliğin değeri artacak. Mahremiyet ön plana çıkacak. Anonim sanal ortamlardan gerçek kimliklerin kullanılacağı orijinal yapılara geçilecek. Nanoteknolojide yeşil rönesans yaşanacak.
LED ampulün yerini alacak. Gerçeklikten değer yaratılacak. Ana bilgisayar ve bakım konusunda yetkin eleman sıkıntısı yaşanacak. Ticari raporlamada iş dünyası artık aynı dili konuşacak.'' Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı Barış Öney, yaptığı değerlendirmede, nanoteknolojinin 2008 yılında teknoloji sektöründe önemli bir yere sahip olacağını ifade ederek, ''Nanoteknoloji konusunda yapılan bir çalışmaya göre, 2014 yılında bilgisayarlarda, elektronik cihazlarda ve ilaçların yüzde 23'ünde, otomobillerin yüzde 21'inde nanoteknoloji kullanılacak ve bu ürünlerin toplam cirosu 2,6 trilyon doları bulması beklenmektedir'' dedi.
Öney, TMT sektöründeki en önemli sorunların başında veri güvenliğinin geldiğini, sektördeki firmaların son derece sofistike tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve teknolojideki hızlı gelişmenin, bu tehditlerle mücadeleyi her gün biraz daha güçleştirdiğini belirterek, teknoloji şirketlerinin güvenlik tehditlerine karşı orta ve uzun vadede mücadele edebilmelerinin, güvenliğe geçmişe göre daha fazla kaynak ayırmalarına bağlı göründüğünü ifade etti.haber7

Hatsız Hızlı internet devri

İstanbul-Ankara arasındaki fiber optik kablo işletmeciliği hakkını 10 yıl süreyle kazanan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yeraltına inmek için izin alan Bilişim şirketi Tellcom, ilk etapta Ataşehir, Bahçeşehir, Kemerburgaz, Çekmeköy ve İzmir’deki fiber optik kabloları döşeme işlemini tamamladı. Tellcom’un tüketicilere sağladığı hizmet de Türkiye’de bugüne kadar bireysel kullanıcılara ulaşan en hızlı internet oldu. SANİYEDE BİN ŞARKI HIZI İnternet bağlantısının hızı 100 Mbit. 100 Mbit hızla her 1.5 dakikada bir DVD indirmek mümkün. Bir sanatçıya ait yaklaşık 1.000 şarkıyı internetten indirmek ise 1 saniye sürüyor. Türkiye’deki en hızlı internet bağlantısından 25 kat daha hızlı olan Tellcom’un yeni internet bağlantısı QUiKNETíin altyapısından ilk aşamada 40 bin kişi yararlanacak Tellcom Hızlı İnternet Sabit ücret ile 4 Mbps'ye kadar erişim hızlarına ulaşabilir; böylece mesajlaşma, eğlence, dosya paylaşımı gibi işlemlerinizi süratle gerçekleştirebilirsiniz. Tellcom Hızlı İnternet'in sunduğu avantajlı modem seçenekleriyle ile internete bağlanırken, sabit hattınız ile telefon görüşmesi de yapabilirsiniz. Ücretlendirme Tellcom Hızlı İnternet standart ADSL tarifesi üzerinden ücretlendirilir. Başvuru ve Destek Tellcom Hızlı İnternet ve Tellcom İkili Paket hakkında detaylı bilgi almak ve/veya başvuru için 0 212 473 32 32 TELLCOM Müşteri Hizmetleri'ni arayabilirsiniz. Daha ayrıntılı bilgi için: www.tellcomadsl.com

Youtube de Türkiye tanıtılacak

Son yılların en popüler sosyalleşme aracı olan facebook.com, Türkiye’nin tanıtımı için de kullanılacak
Young New Media ve WordSmith adlı ajanslar, Türkiye’nin turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla ‘Face-Card from Turkey’ projesini başlattı. Proje kısa bir tanıtım filmi ve mesajın yer aldığı ‘e-kart’ aşamalarından oluşuyor. Projede ilk konsept olarak, kış turizmini ve ilk bölge olarak ise Palandöken’i seçtiklerini belirten Proje Koordinatörü ve WordSmith Türkiye Genel Müdürü Beau Higgins “Projeyi hayata geçirirken amacımız, ikinci ülkem olarak kabul ettiğim Türkiye’nin tanıtımına; birikimlerimizi kullanarak katkıda bulunmaktır. Türkiye tanıtımının tüm dünya çapında bir çığ gibi büyüyeceğine inanıyoruz” dedi.

'Bayat' dizüstü bilgisayara dikkat

Bilgisayarda son yıllarda laptop denilen dizüstü alışkanlığı giderek ağırlık kazanıyor. Ancak, dizüstü bilgisayarların raflarda beklemiş olması bir dizi sakıncayı beraberinde getiriyor
Türkiye'de dizüstü bilgisayar satışları teknoloji mağazalarının da kampanyaları ile tırmanışa geçti. 2007 yılında yaklaşık 1 milyon 200 bin bilgisayar satıldı. Türkiye'de satılan dizüstü bilgisayarların yarısından fazlasının fiyatı bin doların altında. Celeron işlemciler kullanan dizüstü bilgisayarlar taze olmaktan çok uzak. Fiyatı KDV dahil bin YTL altında olan dizüstü bilgisayarların Celeron işlemci, 60 GB altında sabit disk kapasitesi ve 512 KB'lik belleğe sahip olduğu görülüyor.
Oysa bu tür bilgisayarların pek çoğunda Windows Vista işletim sistemi ve ürünler kurulamıyor. Üstelik bu tür bilgisayarların kullanım süresi 18 ayın altında. Oysa bir dizüstü bilgisayarın toplam maliyeti kullanım süresi ile doğru orantılı. 'Taze' bir dizüstü bilgisayar, kullanım ömrünü 1 veya 2 yıl uzatabiliyor. Genelde yurt dışında raf ömrünü tamamlamış ürünler Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ucuz fiyata satılıyor. En çok satılan ürünlerin başında dizüstü bilgisayarlar geliyor. Türkiye tüketici elektroniği ürünlerinde olduğu gibi dizüstü bilgisayarda da en önemli tercih nedenini fiyat oluşturuyor.
IDC Türkiye verilerine göre dizüstü bilgisayar satışlarında en fazla tercih edilen ekran boyutu 15 inç. Ekran boyutu küçülüp ağırlık 1.5 kilonun altına düştükçe fiyat artıyor. Türkiye'de satılan dizüstü bilgisayarın ucuz ve 'bayat' olmasının altında yatan en önemli sebeplerden birini de vergiler oluşturuyor. Özel tüketim vergisi dizüstü bilgisayarları lüks ürün sınıfına sokuyor.
BAYAT VE UCUZ MODASI
Vestel ve Casper gibi yerli üreticilerin pazara daha güçlü girmesi ile taze ürün kullanımının artması bekleniyor. Masaüstü bilgisayarlarda yerli üretim ağırlığı fazla olduğu için genelde bilgisayarlar daha taze parçalardan oluşuyor. Ancak yine de pil kısa sürede şarj edilemez hale geldiği için dikkat etmek gerekiyor.
DİZÜSTÜ bilgisayarlar bellek, sabit disk, işlemci ve LCD ekran gibi farklı birimlerden oluşuyor. Bu birimlerin her birinin üretim tarihinin 18 ayı aşması veya ürünün satıldığı an artık üretilmiyor olması da bayat olduğunun göstergesi. Bu ürünlerde kapasite artırmak istediğinizde değişiklik yapılamıyor. Uyum problemleri olduğu için de yenilenemiyor.
APPLE, MacBook Air ile hafif ve ince dizüstü yarışını alevlendirdi. Ancak Steve Jobs'ın performans söyleminin pek karşılığı olmadı. Sabit disk performansı önceki MacBook'ları aratacak kadar ağır. Üstelik kablolu ağ bağlantısı, DVD, kart okuyucu yok. Üstelik ses çıkışı da stereo değil. Sadece ince fiziksel görünümü için satın almak isteyenlere iyi bir seçenek.
HÂLÂ taksitlerini ödediğiniz dizüstü bilgisayarın ekranı kırıldı, çalındı veya üstüne portakal suyu döküldü. Neredeyse yeni dizüstü bilgisayar almanızı gerektirecek kadar masraf ortaya çıktı. İşte böyle durumlarda sigortalar cankurtaran gibi imdadınıza yetişiyor. Teknokask ve benzeri sigortalarda ödediğiniz paraların karşılığını alıyorsunuz.
ABD'DE Linux'un farklı bir sürümü olan Ubuntu yüklü masaüstü bilgisayarlar Amazon. com sitesinde satılmıştı. Dell geçtiğimiz yıl ubuntu yüklü masaüstü bilgisayarları Avrupa'da satmıştı. Türkiye'deki PC üreticileri ise farklı alternatifleri deneme konusunda yeterince yaratıcı olamıyor. Uluslararası markalar da Microsoft egemen pazarda risk almayı servis konusunda yatırım yapmayı sevmiyor. İşlemci konusunda da PC üreticileri bayat işlemci vermektense AMD kartını daha sık kullanıyor.
LG, Nokia, Sony Ericsson ve Samsung'tan sonra 5 megapiksel kameraya sahip Viewty (KU990) modelini Türkiye'de piyasaya sürecek. 850-900 YTL fiyatla satılacak dokunmatik ekranlı telefon saniyede 120 kare vido çekebiliyor. Telefonun en önemli eksiği rehbere sadece 500 kişi koyulabilmesi. Bir de WiFi bağlantısı bu telefona daha çok yakışırdı.
Sabah

HP'nin performans odaklı oyuncu bilgisayarı Blackbird'ün Alpha kod adlı yeni ürünü


Donanım dünyası gelişimine ara vermeden ve hız kesmeden son sürat devam ederken ortaya çıkan yeni ürün ve teknolojiler pek çok kişi için giderek daha da karmaşık bir hal alıyor. Tabi bu duruma paralel olarak kullanıcılar herhangi bir ihtiyaçları için önlerine serilen farklı özellik ve yapıdaki ürünlerden kendileri için en uygun olanını seçmekte zaman zaman zorlanabiliyorlar. İşin mutfağını pek bilmeyen ama her türlü ihtiyacı için en yüksek performansı arzulayan müşterilerin önünde duran önemli alternatiflerden biri de performans için yaratılan bilgisayarlar. Yurt dışında oldukça uzun zamandır var olan "performans odaklı pc" kavramı bir süredir ülkemizde de Casper, Crea ve Vestel gibi üreticiler tarafından uygulamaya konulmuş durumda. Bu özel pazarın global anlamda en önemli oyuncularının ise Dell tarafından satın alınan Alienware ve rakip HP bünyesine giren VoodooPC olduğunu biliyoruz.
VoodooPC'yi satın aldıktan sonra ortaya koyduğu ilk ciddi proje olan Blackbird modeli ile sansasyon yaratan HP, bazı ufak güncellemeler ile Karakuşunu daha agresif bir kimliğe büründürdü. Özellikle sahip olduğu özel tasarım kasası ile ön plana çıkan Blackbird'ün Alpha kod adlı yeni modeli için yapılan en önemli güncelleme ürünün kalbi diyebileceğimiz işlemcisi üzerinde gerçekleşti. Zira HP, Blackbird'ü an itibariyle alınabilecek en güçlü işlemci olan 45nm üretim teknolojisine sahip Intel Core 2 Extreme QX9650 ile güncelledi. 3GHz'de çalışan işlemci 12MB L2 belleğe sahip ve 1333MHz FSB desteği ile geliyor. Tabi işlemcinin "extreme" işlemci kulübünün bir üyesi olması ve dolayısı ile çarpan kilidinin açık gelmesi sıvı soğutmalı Blackbird'ün sunabildiği maksimum hız aşırtma performansını sınayabilmek için de uygun zemini hazırlayabiliyor. Kaldı ki Blackbird Alpha'nın sistem konfigürasyonunda yer alan pek çok donanım, performasın yanında overclock yatkınlığı ile de dikkat çekiyor.
HP'nin performans odaklı oyuncu bilgisayarı Blackbird'ün Alpha kod adlı yeni konfigürasyonunun teknik özelliklerine biraz daha yakından bakmak gerekirse, sistem dahilinde lider bellek üreticilerinden Corsair'in SLI sertifikasına sahip olan ve 1066MHz'de çalışan 4GB'lık özel DDR2 bellek kiti kullanılıyor. Tüm sistemin temel alt yapısını oluşturan anakart cephesinde tercih Asus'un oyuncuların beklentileri ve ihtiyaçları doğrultusunda yine onlar için geliştirilen ROG serisinin en genç üyelerinden X38 yonga setli Maximus Formula kullanılıyor. Tabi Asus'un yakında X48 yonga setli Rampage Formula modelini de kullanıma sunacağını ve HP'nin Karakuşunu 1600MHz FSB'li Core 2 Extreme QX9770 ve X48 ile güncelleyebileceği de speküle ediliyor. Blackbird'ün Alpha konfigürasyonu da serinin diğer modeli gibi oyuncu odaklı olduğu için sistemin kuşkusuz en canlı alıcı noktalarından birini kullanılan ekran kartı tercihi oluşturuyor.
HP, yeni sisteminde 3.boyuta geçiş için gerekli anahtar tercihini ATi'nin Crossfire teknolojisinden yana kullanmış. Zaten dikkatli okuyucularımız tercih edilen yonga seti itibariyle SLI teknolojisinin kullanılmayacağını zira Nvidia'nın SLI teknolojisini Intel'e lisanslamadığını da hatırlayacaklardır. Nvidia'nın SLI teknolojisini kendi çipsetlerine özel bir teknoloji olarak kullanıma sunma konusundaki ısrarı üzerine firmanın sektör içi uzmanlardan aldığı en önemli eleştrilerden biri de tam bu noktada devreye giriyor. Pek çok analist Nvidia'nın bu ısrarının firmaya özellikle "high-end" pazara yönelik hazırlanan oyuncu odaklı "gaming" sistem çözümlerinde ciddi pazar kaybettireceğinin altını çiziyor. Crossfire ekseninde hazırlanan Blackbird Alpha'da 1GB belleğe sahip Radeon HD 2900XT'nin iki tanesine yer verilmiş durumda. Bu arada Radeon HD 3870 veya 3870 X2 tercihi de Blacbird'ün gelecek güncellemelerinde karşımıza çıkabilir.
Sistemin detayları elbette bunlar ile sınırlı değil. Fizik dersinden de olabilecek en yüksek notla geçmeyi hedefleyen HP, Blackbird Alpha üzerinde PCIe arabirimini kullanan AGEIA'nın PhysX 100 kartını kullanmış. Son günlerde özellikle satılıp satılmadığı tartışılan AGEIA'nın fizik hesaplamaları için geliştirdiği PhysX 100 kartı destek veren oyunları daha gerçekçi ve fizik hesaplamalarını çok daha hızlı bir şekilde hesaplamayı vaat ediyor. Aynı segment dahilinde yer alan rakip pek çok model üzerinde üretici firmalar genellikle işlemci, bellek ve ekran kartına terchine ağırlık verirken ses konusu çoğunlukla ıska geçilir ve yük entegre ses yongasının sırtına yüklenirdi. Günümüzde her ne kadar gelişmiş entegre ses yongaları sunuluyor olsa bile en yüksek oyun deneyimi için profesyonel çözümlerin tercih edilmesi gerektiğini biliyoruz. HP'nin yeni oyun canavarı Blacbird Alpha'nın fiziği kadar sesi de son derece güzel.
Blackbird Alpha üzerinde Creative'in oyuncular için hazırladığı Sound Blaster X-Fi XtremeGamer Fatal1ty Professional ses kartı kullanılmış. Kullanılan konfigürasyonu göz önüne aldığımızda Karakuşun olabilecek en yüksek irtifada uçuş yapabilmesi için ciddi güç takviyesine ihtiyaç duyduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Bu doğrultuda hareket eden HP, 1100 watt'lık özel bir güç kaynağını sistem içerisine dahil etmiş durumda. Başta 10.000rpm'lik Raptor alternatifi olmak üzere farklı depolama opsiyonları sunan ürün HD DVD / Blu Ray uyumlu melez sürücü alternatifi ve konunun uzmanı olan Razer firması tarafından hazırlanan özel klavye-fare takımı ile de oyunucuların tüm ihtiyaçlarını karşılama konusundaki iddiasını da ortaya koyuyor. Tabi özel tasarımlı ve aydınlatmalı Alüminyum kasa, etkin hava sirkülasyonuna yönelik uygun iç dizayn, sıvı soğutma sistemi ve modifikasyona uygun tak-çıkar tasarımı ile HP Blackbird Alpha, 5500$'dan başlayan fiyatıyla göze olduğu kadar cebe de hitap eden özel bir ürün. donanımhaber

Panda antivirus Sevgililer gününe özel 'Nuwar.OL' ve 'Valentin.E' isimli bilgisayar virüslerine karşı uyarı yaptı.

Sevgililer gününe özel virüs üretildi. E-postayla gelen bu iletileri sakın açmayın.
ABD'li antivirus firması Panda, 14 Şubat'taki 'Sevgililer günü' yayılması için yazılmış 'Nuwar.OL' ve 'Valentin.E' isimli bilgisayar virüslerine karşı uyarı yaptı.
'Valentin.E' virüsünün 'Doğru aşkı aramak' veya 'Gerçek aşk' konusuyla gelebileceği uyarısı yapıldı. Bu e-posta'yla gelen 'friends4u' dosyası bilgisayarlara zarar veriyor.
Bilinmeyen yerlerden gelen "Seni çok seviyorum", "Kalbimin içindesin", "Rüyalarımdasın" konulu romantik ve çekici e-postaları açmayın ve maillerin içindeki link'lere sakın tıklamayın.
Panda Laboratuarları teknik direktörü Luis Corrons, "Her yıl kötü niyetli hacker'lar Sevgililer gününün cazibesini kullanıyor. Çekici isimli e-posta'lar yayarak, bilgisayarlara zarar veriyorlar" dedi.
Corrons, bilgisayarları virüslerden korumak için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
- Bilinmeyen kişilerden gelen e-posta'ları açmayın
- E-postaların içindeki link'lere tıklamayın. Çok güvenilir siteler olsa bile, tıklamak yerine, adres barına kendiniz yazın.
- Bilinmeyen bir yerden gelen e-posta'lara ataçlanmış dosyaları açmayın. Sevgililer gününde gelen tebrik kartları, romantik videolar ve resimlere karşı dikkatli olun.
- Bilgisayarınızdaki anti virus programını yeni saldırılara karşı sürekli güncel tutun.
Cihan

Casus uydu dünyaya düşecek

ABD hükümet yetkilileri, artık kontrol edilemeyen büyük bir casus uydunun, şubat ya da mart ayında dünyaya düşebileceğini kaydetti
İsminin açıklanmasını istemeyen yetkililer, kontrol dışı kalan ve zararlı materyaller içerebileceği belirtilen uydunun nereye düşeceği hakkında henüz bir tahminde bulunamadıklarını belirtti. Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Gordon Johndroe, konuyla ilgili olarak yetkili hükümet kurumlarının durumu değerlendirmekte olduğu açıklaması yaptı. Johndroe, daha önce de yörüngeden çıkan çok sayıda uydunun zarara yol açmadan düştüğünü, bu uydunun da tehlike yaratmasının önlenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Üst düzey bir yetkili, diğer ülkelere de konuyla ilgili bilgi verildiğini söyledi. haber7

MySpace Türkiye'ye geliyor


Dünyadaki en geniş katılımlı sosyal iletişim sitelerinden olan MySpace, hafta içi Cuma günü hiçbir duyuru yapmadan sessizce MySpace Rusya'yı kullanıma açtı. MySpace yetkilileri, kısa bir süre içerisinde de MySpace Türkiye'yi başlatmayı planlıyor.MySpace'in uluslararası satış direktörü Travis Katz, TechCrunch.com sitesine yaptığı açıklamada bir ülkeye portal açmadan önce bir takım oluşturduklarını söyledi. Bir ülkeye başaralı bir şekilde portal açmanın, sadece sitenin dilini değiştirmekte yatmadığını söyleyen Katz, önce o ülkeyle ilgili araştırma yaptıklarını belirtti.Katz, bu ön çalışmalarda o ülkenin en çok sevilen sanatçılarını ve ünlülerini belirlediklerini ve onları hizmete dahil etmeye çalıştıklarını kaydetti. Türkiye'nin de kısa sürede MySpace'in yerel hizmet verdikleri ülkeler listesine gireceğini belirten MySpace yetkilisi, bunun için ise net bir tarih vermedi.Türkiye'nin nu konuda "çok çekici" olduğunu ifade eden Katz, "Çünkü toplumun yüzde 30'u 18 yaşın altında. Bu da size çok büyük bir potansiyel kullanıcı sağlıyor" dedi.Yetkililere göre MySpace'ın yakın zaman içinde yerel portallarını oluşturacakları bir diğer ülke ise Güney Kore. Bu konuda da çalışma yürüttüklerini söyleyen Katz, Koreli internet kullanıcılarının ABD veya Avrupalı kullanıcılardan çok farklı şeyler talep ettiğini dile getirdi.MySpace şu anda 23 farklı ülkede kendi portalını kurmuş bir şekilde hizmet veriyor. Şirketin şu anda Londra, Paris, Berlin, Madrid, Milan, Stockholm, Helsinki, Oslo, Kopenhag, Sidney, Mexico City, Sao Palo, Buenos Aires, Toronto, Tokyo ve Pekin'de ofisleri bulunuyor. Yakın zaman içinde de Mumbai, Moskova ve İstanbul'da ofislerin açılması planlanıyor. sabah

Siemens ve teknoloji kuruluşu AXSionics, İnternette güvenli bankacılık

Siemens ve teknoloji kuruluşu AXSionics, kullanıcının parmak izini tanıyan bir sistem geliştirdi
Geliştirilen sistem sayesinde çevrimiçi hırsızlık olaylarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Şu an Almanya ve İsviçre’de pek çok banka tarafından test edilen sistemin global bankalar aracığılıyla Türkiye ve tüm dünyada yaygınlaşacağı belirtiliyor.
Özellikle büyük para transferleri gerçekleştiren bireysel ve kurumsal müşteriler tarafından tercih edilmesi beklenen sistem kullanıcının kimlik bilgisinin yer aldığı kartın LCD ekran tarafından tanınmasını sağlıyor.
Ekran parmak izini tanıyor
Banka, İnternet üzerinden yapılan bankacılık işlemlerinin onayı sırasında şifrelenmiş bilgiyi kullanıcı ekranına “flicker code” olarak bilinen değişken siyah beyaz alanlar üzerinden gönderiyor. Bu kod müşteri tarafından kredi kartı büyüklüğünde, optik sensörlere ve parmak izi okuyucusuna sahip bir kimlik kartının ekran üzerinde kullanılmasıyla çözülüyor. Cihaz, kod üzerindeki müşteri tanımıyla parmak izini karşılaştırdıktan sonra yine flicker kod içinde gizlenmiş onay kodunu LCD ekran üzerinden müşteriye gösteriyor. İşlem bu onay kodunun İnternet sitesine girilmesiyle tamamlanıyor. Sistem genel kullanım için uygun standart bilgisayarlar üzerinde herhangi ek bir donanıma ihtiyaç duymadan çalışıyor.

canon dan yeni kagıt grubu

Sanatsal baskılarda sıkça kullanılan tuval bezine alternatif olarak suya dayanıklı kanvas ve parlak kanvası öneren Canon, dijital provalar ve yüksek hassasiyet gerektiren tasarım işleri için de inci ve saten yüzeyli kağıt grubunu tasarladı. Tüm Canon yazıcılarla uyum gösteren yeni seri, önümüzdeki günlerde Türkiye'de de satışa sunulacak.
Geniş formatlı yazıcı üreticisi Canon, ürünlerini desteklemek amacıyla yazıcıları ile uyumlu kağıt grubunu pazara sundu. Önümüzdeki günlerde Türkiye'de de satışa sunulacak olan yeni ürün serisi, iç ve dış mekan baskı makinelerinde, kaliteli baskı materyali ihtiyacına cevap verecek şekilde tasarlandı.
Canon tarafından pazara sunulan 80-90 ve 120 gramajlardaki mat kağıtlar, özellikle teknik çizimler ve üç boyutlu modelleme baskılarında kullanılıyor. Canon tarafından 2006 yılı sonunda pazara sunulan imagePROGRAF serisi CAD-CAM ve GIS yazıcılarıyla uyumlu olan kağıt grubuyla, en yüksek yoğunlukta veya en düşük baskı modunda bile mükemmel geçiş ve kırıksız baskı hatları elde ediliyor.
İlk ve son rulo arasında kalite farkı yok!
Canon yeni serisiyle, grafik baskılarında kullanılan materyallerin kalitesi ile doğru orantılı olan renk doğruluğunu sağlıyor. Özellikle fotoğrafik baskı, dijital provalar ve yüksek hassasiyet gerektiren tasarım işleri için Canon; parlak, yarı parlak, inci yüzeyli ve saten yüzeyli olmak üzere 4 farklı ürün serisini 190, 240, 260 ve 300 gramajlarda pazara sundu. Tasarımcılar için en mükemmel sonuçları vermek üzere uluslararası kalite standartlarının uygulandığı Canon'un kağıt grubunda, kullanılan ilk ve son rulo arasında kalitesi farklılığı söz konusu olmuyor.
Canon'un yeni ürün serisi, grafik baskılarında özel dokulu veya içerikli materyallerde, tüm yazıcılarda yüksek kalite sağlayacak içeriği barındırıyor. Özellikle sanatsal baskılarda sıkça kullanılan tuval bezi veya Kanvas üzerine baskılar için Canon iki farklı ürünle pazara çıkıyor: Suya dayanıklı kanvas ve parlak kanvas.
Bu ürünler dışında arkadan ışıklandırmalı işler için backlite, afişlerde kullanılacak işler için banner ve tabela ve iç mekan grafiklerinde sık kullanıma sahip mat ve parlak arkası yapışkanlı vinil ürünleri, pazarda kaliteli iş talebinde bulunan müşteriler için iyi birer seçenek olacak.
Canon gücünü Ar-Ge takımından alıyor!
Canon Geniş Formatlı Ürünler Grubu Satış ve Pazarlama Müdürü Harun Solak konu ile ilgili olarak şunları söyledi: "Canon, geniş formatlı yazıcıları ile pazarda kaliteli baskı sembolüdür. Yazıcılarımızın kaliteli baskısının arkasında çok büyük bir araştırma ve geliştirme grubunun gücü vardır. Yazıcılarımız için en mükemmeli yaratabilmek ve pazardaki müşterilerimizin ihtiyaçlarına komple çözüm sunabilmek amacıyla 2008 yılından itibaren Canon kağıt ürünlerimizi pazara sunuyoruz. Canon'un yeni serisinin, diğer tüm alanlarda olduğu gibi, kısa bir süre içerisinde müşterilerinin beğenisi ile yüksek satış grafiklerine çıkacağına olan inancımız tamdır."

Japonlardan dev buluş


Teknolojik buluşları ile ün yapan Japonlar bu kez de savunma sanayiinde devrim niteliği yapacak bir buluşa imza attı. Japonların uzun çalışmalar sonucu ürettiği cam bir roketatarın attığı mermiyi bile durdurabilecek güçte.
Teknolojik buluşları ile ün yapan Japonlar bu kez de savunma sanayiinde devrim niteliği yapacak bir buluşa imza attı. Japonların uzun çalışmalar sonucu ürettiği cam bir roketatarın attığı mermiyi bile durdurabilecek güçte.
Yapılan testlerde de başarılı sonuçlar veren cam güçlendirilmiş yapısıyla patlamanın etkisini emerek, etkinin camın diğer tarafına geçmesini engelliyor. Boş bir arazide yapılan testte 100 metreden cam arkasındaki cansız mankene roketatar ile yapılan atış camın etkisinin ne kadar güçlü olduğunu gözler önüne serdi.
Roketin camı delmesine rağmen sadece koluna zarar verdiği mankenin başka bir yerinde hasar oluşmazken, ağır çekim görüntülerde patlamanın etkisinin nasıl dış tarafta kaldığı net bir şekilde görülüyor. Japon yetkililer birçok yerde kullanılması planlanan camın daha da geliştirileceğini duyurdu.

Sahte cep telefonlarına dikkat

Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği (MOBİSAD) Genel Başkanı Murat Dursun, piyasada 3 ayrı markanın sahte telefonlarının satıldığını belirterek, “Genellikle çift sim kartlı sahte telefon modelleri yapmışlar. Oysa sahtesi yapılan ünlü markaların çift sim kartlı öyle bir modeli yok” dedi.Dursun, son günlerde Çin'de üretilen sahte cep telefonlarının piyasada satıldığını tespit ettiklerini söyledi. Uluslararası 3 markanın sahte telefonlarının yapıldığını bildiren Dursun, “Genellikle çift sim kartlı sahte telefon modelleri yapmışlar. Oysa sahtesi yapılan ünlü markaların çift sim kartlı öyle bir modeli yok. Kutusuna, telefona bakıldığında uluslararası markaların orijinal logolarının vurulduğu, modellerin benzetildiği görülüyor” dedi.Üretilen sahte telefonların kullanma kılavuzlarının ve garanti belgelerinin orijinallerine benzetilmeye çalışıldığını belirten Dursun, “Ciddi bir sahtecilik var. 3 ayrı markanın 7 ayrı modeli sahtecilik yoluyla tezgahlarda satılıyor” diye tüketicileri uyardı.IMEI NUMARALARI KLONLANMIŞTürkiye'ye yasa dışı yollarla sokulan sahte telefonların hemen hemen hepsinin klon telefon olduğunu ifade eden Dursun, “8-10 yıl önce Türkiye'ye yasal yollarla sokulmuş, ama artık kullanılmayan cep telefonlarının IMEI numaralarını kopyalayarak, bu sahte telefonlara klonlamışlar. Böylece sahte cep telefonlarını, Merkezi Cihaz Kayıt Sistemi'nde yasal gibi göstermeye çalışıyorlar.CEP TELEFONU ALIRKEN DİKKATDursun, tüketicilerin cep telefonu alırken dikkat etmesi gereken 5 altın kuralı şöyle sıraladı:-Fatura ve garanti belgesini mutlaka alınız.-Garanti belgenizin doldurulmuş olduğunu kontrol ediniz.-Cep telefonunuzun elektronik kimlik numarasının (IMEI) fatura ve garanti belgesi üzerine kaydedilmiş olduğunu kontrol ediniz.-Kutu içerisinde yetkili teknik servis adres ve bilgilerinin ve Türkçe kullanma kılavuzunun bulunduğunu kontrol ediniz.-Cep telefonunuzda *#06# tuşlarını kullanarak ekranda beliren IMEI numarası ile fatura ve garanti belgesi üzerine kaydedilen IMEI numarasının aynı olduğunu kontrol ediniz.İHBARLAR GELİYORSahte cep telefonları ile ilgili olarak pek çok ilden kendilerine çok sayıda ihbar geldiğini kaydeden Dursun, “Piyasada bu sahte cep telefonlarından binlerce adet var” dedi.Dursun, sahte cep telefonları ile ilgili olarak vatandaşların (212) 231 02 31 numaralı telefondan MOBİSAD Tüketici Sorunları Masası'nı arayabileceklerini bildirdi. hürriyet

TURKCELL Yeni bir faturalı hat alanların Özel İletişim Vergisi’ni ödüyor


Kampanya 8 Ocak-31 Aralık 2008 tarihleri arasında geçerlidir.
Kampanyaya yeni hat alan bireysel faturalı müşteriler katılabilir.
Kampanyadan yararlanabilmek için hattın kullanıma açılmasından sonraki 30 gün içinde 2373 no'lu numaraya VERGI yazıp gönderilmesi ve gelecek mesaja EVET yazıp cevap dönülmesi gereklidir.
Kampanya ile satın alınan hattın 12 ay içinde iptal edilmesi veya hattın borcundan dolayı kullanıma kapatılması durumunda kesilecek son faturaya 27,8 YTL’lik yeni tesis özel iletişim vergisi bedeli yansıtılacaktır.
Turkcell’in kampanya tarih ve koşullarında değişiklik yapma hakkı saklıdır.
Devir alınan hatlar bu kampanyadan faydalanamazlar. http://www.turkcell.com.tr/bireysel/kampanyalar/ozelavantajlar/yenifaturalihattinizinvergisibizden

85 milyon bilinmeyenli denklemi çözdüler

Bilkent Üniversitesi'nde görevli araştırmacılar, 85 milyon bilinmeyen içeren dünyanın en büyük bilişimsel elektromanyetik problemini çözerek bir dünya rekoruna imza attılar.
Önceki rekorda da isimleri bulunan araştırmacıların son çalışmaları, savunma sanayinde radar, uydu ve uzaktan algılama sistemlerinde çok daha ileri teknolojilerin geliştirilmesi aşamalarında da kullanılabilecek.Çalışma, daha az elektromanyetik dalga yaydığından insan sağlığına daha az zarar verecek cep telefonu, bilgisayar gibi cihazların yapımından, çok hassas tıbbi görüntüleme cihazlarının üretilmesine kadar pek çok alanda yenilikler getirecek.Çalışma, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü'nün (IEEE) yayınladığı dergilerde ve konferanslarda da duyuruldu.Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi ve Bilişimsel Elektromanyetik Araştırma Merkezi (BİLCEM) Direktörü Prof. Dr. Levent Gürel, BİLCEM'de doktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas ile 42 milyon bilinmeyen içeren bilişimsel elektromanyetik problemlerini çözerek geçen yıl kırdıkları dünya rekorunu bu yıl iki katına çıkardıklarını anlattı.Geçen yıl kırdıkları bu rekordan daha önceki rekorun ise 20 milyon bilinmeyeni bulunan bir problemin çözümü olduğunu bildiren Gürel, “Bir yıldan az bir süre içinde BİLCEM'de görevli araştırma grubu olarak, 85 milyon bilinmeyen içeren büyük matris denklemleri çözerek dünya rekorunu iki katına çıkardık. Bu başarımız, en büyük uluslararası bilimsel ve teknik kuruluş olan Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü'nün (IEEE) yayınladığı pek çok dergide ve düzenlediği konferanslarda da ilgili meslektaşlarımıza duyuruldu” dedi.“MÜTEVAZI TEKNOLOJİ, ANCAK GÜÇLÜ YÖNTEMLER...”Milyonlarca bilinmeyen içeren problemlerin çözümü için yüksek bellek ve güçlü işlemciler içeren paralel süper bilgisayarların kullanıldığını dile getiren Gürel, kullandıkları bu bilgisayarlar dünyadaki örnekleriyle karşılaştırıldığında oldukça mütevazı kalmasına rağmen 85 milyon bilinmeyeni bulunan bir denklemi çözebildiklerini söyledi. Gürel, şunları kaydetti:“Merkezimizde 32, 64 ve 128 çekirdekli ve 256-512 GB bellek içeren süper bilgisayarlarımız var. Fakat bu bilgisayarlar, dünyadaki ilk 500, hatta ilk 5 bin bilgisayarın arasına bile girmiyor. Biz dünyanın en büyük ve en güçlü bilgisayarlarını kullanmadan böyle bir dünya rekoru kırdık. Oldukça mütevazı hesaplama kaynaklarıyla dünyanın en büyük matris denklemlerinin çözülmesinin sırrı, geliştirdiğimiz elektromanyetik yöntemler, matematiksel yaklaşımlar ve paralelleştirme algoritmalarıdır.”SAVUNMADA İLERİ TEKNOLOJİLER GELİŞTİRİLECEKProf. Dr. Levent Gürel, milyonlarca bilinmeyeni bulunan problemlerin çözümünün, savunma sanayinde, radarlar, uydu teknolojileri, uzaktan algılama gibi alanlarla tıbbi görüntüleme, optik, nanoteknoloji, metamalzemeler gibi pek çok disipline yarar sağladığını ifade etti.Gerek savunma sanayine, gerekse sivil elektronik endüstrisine yönelik araştırma çalışmalarının, Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM), ASELSAN, TÜBİTAK ve TÜBA gibi kurumlar tarafından desteklendiğini vurgulayan Gürel, bu alandaki uygulamalarla ilgili şunları söyledi:“Yaptığımız çalışmanın pek çok alanda uygulaması var. Örneğin, uzaktan algılama, uydu teknolojileri, radarlar, nanoteknoloji gibi alanlarda yaptığımız katkılar hem savunma, hem de sivil amaçlara hizmet ediyor. Uçan, yüzen ve karada hareket eden hedeflerin uzaktan algılanmasında, bunların radar izlerinin çıkarılmasında, yüksek çözünürlüklü görüntülerinin elde edilmesinde kullanılacak teknolojik alt yapı, şu an itibariyle hazır.”SAĞLIKTA YÜKSEK ÇÖZÜNÜRLÜKLÜ CİHAZLAR ÜRETİLECEKTıp alanına katkıda bulunabilmek için elektromanyetik prensiplerle çalışan çok hassas görüntüleme cihazlarının tasarımına yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Gürel, şöyle devam etti:“Bu çalışmalar sayesinde, sadece deri üstünde değil, deri altında bulunan tümörlerin de yüksek çözünürlüklü görüntüleri elde edilecek, gelecekte biyopsi yapmaya gerek kalmadan tanı konabilecektir.Çok büyük elektromanyetik problemlerin çözümünün sağlayacağı bir başka yarar için de cep telefonlarının insan beyni içinde yarattıkları elektromanyetik dalga dağılımının hesaplanması örneği verilebilir. İnsan beyni cep telefonlarının ve baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalara maruz kalıyor. Bu durumun zararlı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamıyor. Elektromanyetik hesaplama çalışmalarına dayalı tıbbi görüntüleme yöntemleri sayesinde, beynin içindeki milyonlarca noktada elektromanyetik alan düzeyleri hesaplanarak çok yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilebilir. İşte bunu başarabilmek için eskiden çözülemeyen ve hatta dünyanın pek çok yerindeki araştırma merkezlerinde halen çözülemeyen çok büyük problemlerin çözümü gerekiyor.”RİSKİ AZALTAN ANTENLER YAPILACAKCep telefonlarının ve baz istasyonlarının çevreye yaydığı elektromanyetik dalgaların henüz kanıtlanmamış bir risk oluşturduğunu ve bu riskin azaltılması için daha verimli çalışan antenlerin yapılması gerektiğini vurgulayan Gürel, “Böylece, cep telefonları ve baz istasyonları daha az güç kullanarak daha iyi çalışacaklar ve elektromanyetik kirliliği azaltacaklardır. Bu şekilde sağlık riskini azaltma şansımız var. Küçük, hatta görünmeyen ve işlevi yüksek bir antenle bu riskleri azaltmak mümkün. Geliştirdiğimiz simülasyon yöntemlerimizle anten tasarımlarını yapabiliriz” dedi.Cep telefonları ile ilgili çalışmalarına Nokia'nın ilgi gösterdiğini bildiren Gürel, cep telefonları gibi taşınabilir bilgisayar antenlerini de görünmeyecek kadar küçük, ancak çok verimli çalışacak şekilde tasarlayabileceklerini, bu konuya da Vestel, IBM ve Intel gibi firmaların ilgi gösterdiklerini dile getirdi.ABD'de üyesi bulunduğu bir araştırma grubunun da arabalardaki antenler üzerine çalışmalar yürüttüğünü belirten Gürel, bu antenlere de cep telefonlarının bağlanabileceğini, böylece daha kaliteli iletişimin sağlanabileceğini kaydetti. Gürel, yakın gelecekte uydu radyosu ve TV yayınlarının alınabilmesi için bu tür antenlerin kullanılacağını ifade ederek, “Şu an dünyada pek çok firma bunları araçlarına takabilmek için tasarım çalışmaları yapıyorlar. Bu çalışma sonuçlarının Türkiye'ye yakın bir zamanda geleceğini düşünüyoruz. Birkaç yıl sonra araba satın alırken GSM, GPS ve uydu yayınlarına uygun anteni var mı diye bakmaya başlayacağız” dedi.HEDEF 100 MİLYON BİLİNMEYENLİ DENKLEMDoktora öğrencileri Özgür Ergül ve Tahir Malas'la birlikte yürüttükleri çalışmanın bir sonraki amacının 100 milyon bilinmeyenli denklemler çözmek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gürel, “Bu sadece büyük ve yuvarlak bir sayı değil. Geliştirilecek olan bu kabiliyet, bilim dünyasında karşılaşılan büyük, karmaşık ve önemli problemlere çözüm getirecek” dedi.Gürel, bu kabiliyetin öncelikle Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak kullanılmasının planlandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:“Bu bağlamda özellikle özel sektörün BİLCEM'le irtibat kurmasını talep ediyoruz. Özel sektörün bizden isteyebileceği elektromanyetikle ilgili her türlü araştırma çalışmasına şimdiden hazırlıklıyız. Geliştirdiğimiz kabiliyetlerimizi endüstrinin hizmetine sunmaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, bilimde ilerlemenin, yeni teknolojiler geliştirmenin ve ekonomide kalkınmanın hep birlikte yapılması gerekiyor. Ancak bu şekilde yurt dışından satın almaktan vazgeçemediğimiz cep telefonu, bilgisayar, ilaç, uçak gibi ileri teknoloji ürünlerinin bir kısmını ülkemizde üreterek ekonomimizin güçlenmesini sağlayabiliriz.” hürriyet

Çocuk telefonu satışa çıktı


Amerika'yı kasıp kavuran ürün Firefly “Çocuk Cep Telefonu” Türkiye'de de satışa çıktı.

Firefly, eğlenceli melodisi, 7 ayrı renkte ekran ışığı, 5 farklı animasyonu, yanıp sönen ışıkları, saydam ve değiştirilebilir kapağı, özel tasarlanan aksesuarları, dayanıklılık sağlayan özel malzemesi ve kullanım kolaylığıyla çocukların aileleriyle iletişimini eğlenceye dönüştürüyor. Tasarımı ile büyükleri kıskandıracak “Firefly”, tüm GSM operatörleri ile uyumlu ve sadece çocuklar için üretildi.
Ebeveynlerin karşı çıkabileceği tüm özelliklerden (mesajdan, oyundan, gereksiz arama ve aranmalardan) arındırılmış Firefly Çocuk Cep Telefonu, acil durumlarda hayat kurtarıcı da olabiliyor.
Firefly, Anne - Baba figürlü arama tuşları ile çocukların aileleriyle iletişim kurmalarını kolaylaştırarak, kendilerini güvende hissetmelerini sağlıyor. Firefly'ın çocukların ve yakınlarının can güvenliği için önemli bir özelliği daha bulunuyor. Direk 112 Acil Servis'e bağlanan acil durum tuşuyla bu çocuk telefonu, acil durumlarda hayat kurtarıcı olabiliyor. Ürün 169 YTL'den satışa sunuldu.
Yalnızca anne - babaların kullanabildiği özel şifreli menüsüyle tanımlanabilen 20 numara ve isteğe bağlı olarak devreye sokulabilen arama kısıtlaması özelliğiyle çocukların telefon kullanımında aileye yaşatabileceği sorunları ortadan kaldıran Firefly, ailelerin çocuklarını her anlamda kontrol altında tutmalarına da yardımcı oluyor.
2005 Wireless Widgets Cep Telekomünikasyonları ve İnternet Birliği - Ödülü, 2006'da Elektronik Eşya Tüketicileri Birliği tarafından “En İyi İcat” Ödülü kazanan Firefly Çocuk Cep Telefonu ihtiyaçlarınıza yanıt verecek. www.cocukceptelefonu.com
Ödülleri:
2006 “En İyi İcat” Ödülü – Elektronik Eşya Tüketicileri Birliği
2006 Çocuk Gücü Ödülü
2005 Chicago Athenaeum İyi Tasarım Ödülü
2005 Wireless Widgets Ödülü - Cep Telekomünikasyonları ve İnternet Birliği haber7

YouTube'a erişim yasağı kaldırıldı

Geçtiğimiz hafta Atatürk'e hakaret içeren videoların kaldırılmaması üzerine 4 günden bu yana erişimi yasaklanan video paylaşım sitesi YouTube'un yasağı kaldırıldı.
Ankara Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurarak Türkiye'de pek çok kişinin girdiği "youtube.com" sitesine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştu.
Sitede Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret edildiğini ve yapılan yayının durdurulması isteğinin yerine getirilmediğini belirten savcı Kayral, siteye Türkiye'den erişimin yasaklanmasını istemiş ve siteye erişim engellenmişti.

3 sim kartlı telefon!

Türkiye'de çift kartlı cep telefonları hızla yayılırken, üç SIM kartlı telefonların ayak sesleri duyulmaya başladı bile... Uzakdoğuda üretilen bu telefonlar henüz ülkemize giriş yapmadı, ancak ilk üç kartlı telefonu getiren şirketin rakiplerinden bir adım öne geçeceğine kuşku yok. Dünyanın üretim üssü Çin'de üç SIM kartlı telefonların üretim ve dağıtımına başladı. SIM KARTI TARİH OLUYOR Sadece açılışta bir şifre girerek, yazılımsal olarak kimlik tanımlaması mümkün. Bu sistemin Türkiye'ye gelişi ve operatörün buna desteğiyle, birden fazla kart kullanan telefona önümüzdeki aylarda ihtiyaç bile kalmayacak. Çift hatlı cep telefonları aslında teknik olarak iki ayrı telefonun tek cihazda birleştirilmesinden ibaret. İki ayrı anteni bulunan bu cihazlar, bu sayede aynı anda iki hattın hem gelen çağrıları alabilme hem de iki hattan da arama yapılabilmesine imkan sağlıyor. Üç hatlı cep telefonları da teknik olarak üç anten ve aynı anda aktif olan üç ayrı cep telefonu kullanılması anlamına geliyor. ÇİFT SIM VE TV'LİSİ DE VAR Üretimin ucuz ve hızlı olduğu Çin'de girişimciler için çok fazla fırsat var. Bu çift hatlı ya da üç hatlı cep telefonlarının yanı sıra, hem çift hat, hem de karasal yayınları alabilen televizyonlar da büyük ilgi gören ürünlerden. Türkiye'de televizyon yayınlarını alabilen mevcut telefonlar, kullanıcının internet aboneliğinden yararlandığı için GSM şirketlerine ödenen faturayı şişiriyor. Karasal yayınları alabilen bu telefonlar ise, hiçbir ek masraf getirmiyor. VATAN

Nanoteknoloji Türkiye'nin yıldızını parlattı

AB ile en önemli Ar-Ge işbirliği programı olan 7. Çerçeve Pogramı’nda (ÇP) Türk kuruluşlarının gerek yer aldığı proje sayısında, gerekse aldıkları bütçede artış olduğunu söyleyen Yetiş, programın ilk yılında 6.ÇP’nin aynı dönemine oranla %60’ın üzerinde artışla yaklaşık 20 milyon Avro- on desteği beklendiğini söyledi.
2007 yılında 7.ÇP’ye 1000’in üzerinde başvuru yapıldığını, bunlardan 400’e yakınının başarılı olduğunu, ve yaklaşık 150 başvurunun da desteklendiğini belirten Yetiş, bu başarıyı Türk kuruluşlarının yer aldıkları projelerin daha kaliteli olmasına ve 7. ÇP’ye katılım müzakerelerinin doğru ve etkin şekilde yapılmasına bağladı. 7.ÇP 1. Yıl katkı payının, 6.ÇP 1. Yıl katkı payının yarısından daha az olduğunu vurgulayan Yetiş, Türkiye’nin katılım payı için yapılan analizlerin ve pazarlıkların doğru sonuçlar vermesinin sevindirici olduğunu söyledi.
7.ÇP’nin katkılarının farklı alanlarda görülmeye başlandığını söyleyen 7. ÇP Ulusal Koordinatörü Hüseyin Güler, Bilgi ve İletişim teknolojileri alanında mikro dalga erişim sistemleri, üç boyutlu telefon ve üç boyutlu mobil televizyon gibi projelere Türk kuruluşlarının da katılmasının bunun bir örneği olduğunu ifade etti. Ayrıca yurtdışındaki beyin göçünü tersine çevirmeye yönelik fonda İsrail’den sonra en çok yararlanan ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çeken Güler, biyoteknoloji ve nanoteknoloji gibi alanlarda Türkiye’ye olan ilginin arttığını söyledi.
Türkiye’nin KOBİ alanındaki başarılarının Avrupa Komisyonu tarafından da dile getirildiğini söyleyen Güler, Türkiye’nin katıldığı ve hazırladığı projelerin kalitelerinin artmasındaki en önemli faktörün TÜBİTAK’ın 7.ÇPkonusunda gerçekleştirdiği proje hazırlama eğitimleri ve kuruluşlarla yapılan bire-bir çalışmalar olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin 7.ÇP’deki artan başarısını sürdürülebilmesi için en önemli unsurun özellikle sanayi kuruluşlarının AB ile olan Ar-Ge işbirliklerini canlı tutmaları olduğunu vurgulayan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Anlağan ise, 6.ÇP’deki deneyimlerin 7.ÇP’de başarıya dönüştüğünü söyledi. TÜBİTAK olarak bu 7.ÇP konusunda bilgilendirme, eğitim, bire-bir çalışma ve Türk Kuruluşlarının Avrupa’da tanıtımına devam edeceklerini söyleyen ANLAĞAN, yarın gerçekleştirilecek olan “7. ÇP Bilgi ve İletişim Teknolojileri Türkiye Konferansı”na yaklaşık 300 uzmanın katılım sağlamasını beklediklerini söyledi.
Türkiye’nin 7.Çerçeve Programındaki Performanstan Göze Çarpan Notlar
• AB Komisyonu’nun değerlendirmesi sonucu başarılı bulunan projelerdeki Türk kuruluşu sayısında 6.ÇP’ye oranla %85 artış kaydedilmiştir.
• Fonlanacak projelerde yer alan Türk kuruluşların elde ettikleri fon miktarında da önemli artış olmuştur.
• 6.ÇP’nin aynı dönemine oranla %60’ın üzerinde artışla 20 Milyon Avro fon sağlanması beklenmektedir.
• Batı Balkanlar, Doğu Avrupa, Orta Asya, Güney Doğu Asya ve Akdeniz bölgelerine yönelik hazırlanan politika oluşturma amaçlı çok uluslu 7.ÇP projelerinde ülkemiz aktif rol almaktadır.
• Bölgesel araştırma ve teknoloji geliştirme amaçlı bilgi bölgeleri alanında ülkemiz en çok proje sunan ülke olmuştur.
• Türkiye, programın tersine beyin göçünü teşvik etme aracına en çok proje sunan 2. ülke olmuştur.
Türk kuruluşları;
• üç boyutlu görüntülü telefon geliştirme
• mikro dalga iletişim sistemleri,
• camdan bağımsız görüntü sistemleri,
• akıllı tedarik zinciri planlaması,
• sınır güvenliği,
• kriptoloji kapasitesini geliştirme,
• buğdayın ürün ömrünün artırılması gibi projelerde önemli görevler üstlenmişlerdir.
– Biyoteknoloji ve Nanoteknoloji gibi alanlarda Türkiye’ye ilgi artıyor.
• KOBİ’ler alanında AB Komisyonu, Türkiye’nin performansını örnek uygulama olarak tanıttı.

Cep telefonunuzdan ücretsiz televizyon izleyin

Televizyonu cepten ücretsiz izleyin
Artık internet bağlantısına gerek kalmadan cep telefonunuzdan kesintisiz televizyon izleyebilceksiniz. Televizyonlu telefonda bulunan özellikler ise şöyle:

Türkiye'nin ilk televizyonlu cep telefonu Neox IS 21'i satışa sunuldu.İnternet bağlantısı gerekmeksizin ücretsiz olarak televizyon izlenebilen Neox IS 21, yüksek görüntü kalitesi ve kullanım kolaylı gibi özelliğe sahip. AF İletişim tarafından Türkiye'de satışa sunulan Neox IS 21'in üzerinde bulunan dahili tuner sayesinde, V/UHF bantlarında yayın yapan tüm televizyon kanallarını izlenebiliyor. 4 saat kesintisiz izlenebilme özelliğiyle de dikkat çeken üründe, 3.0 QCIF TFT LCD ekrana, 2.0 MP kamera, Java, Bluetooth, GPRS, MP3, SMS, Wap, handsfree, sesli arama ve ses kaydı gibi özellikler de sunuluyor.

Sony rethinks flat screen focus

Sony has said it will no longer produce a flat-screen TV technology once seen as a rival to LCD and plasma displays.
The firm said it will stop making rear-projection televisions in February 2008 because of falling demand.
Instead, it will focus on flat screens built using liquid crystal display (LCD) and organic light-emitting diode (OLED) technology, a spokesperson said.
The Japanese electronics giant recently showed off the world's first commercial OLED TV, with a screen just 3mm thick.
The 11-in (28-cm) energy-efficient display costs £850 and produces crisp, vivid images.
The technology is expensive and difficult, but forms a key part of Sony's attempt to recapture the television market.
Screen trend
In the six months to September, the firm lost 60 billion yen ($526.3 million) on its TVs.
The loss-making rear-projection televisions - which use a projector, lenses and mirrors to create images on large screens - have fallen in popularity.
In October this year, Sony lowered its sales forecast by 43% to 400,000 for the technology, popular in the US for home cinemas.
By contrast, the electronics firm expects to sell 10 million LCD televisions in the year to March 2008.
Other firms have already pulled out of the rear-projection TV market. Earlier this year, Hitachi withdrew its rear-projection TVs from the North American market, while Seiko Epson has also halted production.
Most electronics makers are focusing on cheaper LCD and plasma display panels to build large flat screen TVs.
However, some are pursuing Sony into the OLED market.
South Korean firm Samsung has said it has developed a 31in organic screen which it will show off at the forthcoming Consumer electronics Show in Las Vegas in early January.
It has not said when the prototype will be commercially available.

Linux, Leopard can't bite Vista

Do you love Vista? Do you feel you have to buy Vista because your mother told you to use Microsoft? Weigh in. Why is Vista growing even if some users are grumbling?
The reviews are in--and they don't matter one damn bit. Microsoft's Windows Vista went on sale a year ago this month, and despite poor marks from the tech press and heaping helpings of scorn from Mac and Linux aficionados, the operating system has turned into a money machine for Microsoft.
Just look at the numbers. Sales in Microsoft's client division, which includes the Microsoft Vista operating system, have risen 24.8% to $4.1 billion for the quarter ended Sept. 30 from $3.3 billion during the year-ago period. Operating income for Microsoft's client business is up too, rising 26.6% to $3.4 billion from $2.7 billion. The result: Microsoft's once moribund stock is moving. Its shares are up 15.3% over the past year.
The puzzle is that Vista is taking hold just as computer users have a wider than ever array of options when choosing an operating system. Dell and Wal-Mart are hawking computers loaded with the open-source Linux operating system too. Apple has 204 stores around the world, and customers are crowding in to gawk at Apple's slick, OS X-powered machines. Apple's market share rose to 7.31% in December from 6.8% in November, according to Web measurement company Net Applications, with Apple showing stronger gains during the last few days of December.
That doesn't change the fact, however, that Microsoft still dominates the market. Microsoft watchers such as Michael Cherry at Directions on Microsoft, or competitors such as Red Hat Chief Executive James Whitehurst, blame the folks who sell the PCs built around Microsoft's new operating system. "They have those distribution channels locked up," Whitehurst says of Microsoft. "If you go to Best Buy to buy a computer, it's awfully easy to buy a computer with Vista on it."
So what do the guys who build computers around Microsoft's operating system say? Microsoft Windows runs the applications, such as games, that his customers want, says Kelt Reeves, chief executive of Falcon Northwest. Sticking it to the man by running Linux is fine, Reeves says, but his customers want machines that are compatible with a wide variety of graphics cards and printers. "I don't mind having a man--it's good to have a standard--and I wouldn't have a business if Bill Gates weren't out there getting incredibly rich," Reeves says.
Reeves and Apple are on the same page. You want to turn a Mac into a great gaming machine? Simple: Buy and run Microsoft Windows on it, and you're ready to play "Crysis." But that still counts as a sale for Microsoft. As a result, Vista's biggest competition is Windows XP. Companies such as Nvidia struggled, at first, to produce software drivers that worked smoothly with Vista, Reeves says. And while Vista comes with slicker graphics built in, it's also more demanding than XP and needs more horsepower to run smoothly. Fifty-six percent of the machines Reeves sells run Microsoft Vista, while 44% are sold with XP.

'Laptop project' blames Intel

The founder of the One Laptop Per Child project claimed Friday that Intel Corp. undermined his group's effort to sell $188 computers for schoolchildren in the developing world even after the chip company got a seat on the nonprofit's board.
Negroponte said Intel even tried to undo a deal One Laptop had already sealed in Peru by citing flaws in the One Laptop "XO" machine and telling government ministers "we ought to know, because we are on the board."
Such hostile comments were prohibited, Negroponte claimed, under the July peace treaty that brought Intel into the One Laptop Per Child camp.
Intel spokesman Chuck Mulloy denied that his company did anything that violated its agreement with One Laptop Per Child.
He reiterated that Intel could not live with Negroponte's demand for the company to stop selling its Classmate PCs overseas.

US team makes embryo clone of men

Researchers removed DNA from donated human eggs, and replaced it with DNA from the skin cells of two volunteers.
They produced embryos with genetic material that matched the men's, but did not go on to extract stem cells.
UK experts say the research, published in the journal Stem Cells, is a small but not a great step forward.
'World first'
The team at Stemagen Corporation in La Jolla, California, says the work could be an important stage in developing embryonic stem cells for patients.
The group produced five embryos called blastocysts from 25 donated eggs. DNA fingerprinting proved that at least one of these was a clone.
"We're the first in the world to take adult human cells and then document that in fact we were able to clone embryos from them," lead researcher Dr Samuel Wood told the BBC.
He said the embryos were destroyed in the process of verifying they were clones, but they were now working on creating stem cell lines.
Dr Lyle Armstrong of Newcastle University is one of a handful of other researchers who have made cloned human embryos using a technique known as nuclear transfer pioneered in Dolly the sheep. Unlike the US team, the Newcastle group used DNA from embryonic rather than mature tissue.
Dr Armstrong said the US study showed that the objective of using cells from an adult person to make individual stem cells might one day be possible.
"It's a small step but not a great step forward," he told BBC News. "It's interesting that they've been able to repeat somatic cell nuclear transfer and get embryos of the stage where embryonic stem cells could be derived, but it is disappointing that they've failed to derive a stem cell line." bbc

2 bin YTL’den ucuz LCD'ler

Tüketici elektroniği, son yıllarda yaşanan büyük dönüşümle 170 milyar dolarlık bir pazar haline geldi. Türkiye’de ise bu rakam 3 milyar dolar civarında. Bu büyümede en büyük payı da LCD televizyonlar alıyor.2004 yılında Avrupa pazarında LCD (likit kristal ekran) ve plazma televizyonların payı yüzde 10 iken 2008’de bu rakamın yüzde 84’e çıkmasını bekleniyor. Yine 2008 yılında her 10 evin 8’inde LCD televizyon olacağı öngörülüyor. Ekran boyutu, 50 inç ve altında olan plazma televizyonlarda yüksek çözünürlüğü sağlamak; hem daha maliyetli hem de teknolojik olarak daha zor olduğundan tüketici tercihini LCD yönünde kullanıyor. Ekran büyüklüğü arttıkça fiyatları plazma TV'lere kıyasla daha da katlanarak yükselen LCD televizyonlar, çözünürlük oranlarının her geçen gün yükselmesi nedeniyle tercih ediliyor.LCD'LER EVE DAHA UYGUN Normal şartlarda çözünürlük ve ekran özellikleri nedeniyle mağaza, otel gibi geniş ve aydınlık alanlar için önerilen LCD'lere Türkiye'de ev kullanıcısında büyük talep geliyor. Teknosa Teşvikiye Mağaza Müdürü Serdar Meral, Türkiye’de genel olarak evlerin büyüklüğü göz önüne alındığında televizyon izleme uzaklığı 3- 3.5 metre olduğundan, son dönemde LCD’nin daha çok tercih edildiğini belirtiyor. Tercih edilen ürünler arasında ağırlıklı olarak 82 cm ekranların yer aldığını belirten Meral, bunun önceki deneyimlerden kalan 70-72 ekran kullanma alışkanlığı olduğunu anlattı.Tüplü televizyon ile LCD televizyonda görüntüde yaşanan fark ile ilgili bilgi veren Meral, bunun (kare) 4:3 olan tüplü televizyon görüntülerinin dikdörtgen yani 16:9 olan alana geldiği için yaşandığını ve görüntüde basıklık yaşandığını anlattı. Bunun giderilmesi için ise her televizyonda bulunan, 16:9 ayara getirilmesinin yeterli olacağını da ekledi. Meral, LCD televizyonda tüketicinin en çok tercih ettiği markaların ise Sony, Samsung ve Philips olduğunu belirtti.LCD TELEVİZYON ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİEkranın oranı; 4:3 olmalı. Oyun ve filmler için dikkat etmeniz gerekebilir.Ekranın native-doğal çözünürlüğü: 17 ve 19 inçler için(Eizo gibi birkaç istisna 19 inç dışında) bu çözünürlük 1280x1024. Daha büyük LCD panellerde ise 1600x1200.Ekranın sinyal dönüştürücüsü (inverter) kaç bitlik?Garanti kaç yıl?Beğenmezsem iade olanağı var mı? Ölü-bozuk piksel garantisi var mı?OSD yani ekran menüsü var mı yok mu? Linux kullanıyorsanız parlaklığı yazılımla kontrol eden bir monitör sizin için kabus olacaktır!Griden-Griye tepki süresi. Bu tepki süresi mevzuları için testlere bkz. Üreticiler aynı paneli kullansalar da pazarlama stratejilerine göre ekranın ortalama tepki süresini değil de en düşük değerini yazabiliyorlar. Xbitlabs-THG-Anand gibi sitelerdeki tepki süresi grafiklerine bakmanız yeterli!Ne kadar ısındığını mutlaka kontrol edin.DVI çıkışı tercih edin! Analog çıkış ile yetinmeyin.Yansıma önleyici kaplama.Arka panel ışığı üniform (her yerde eşit) dağılıyor mu?Teknoloji ürünlerinde kampanyaların satışları özellikle artırdığı vurgulanıyor. Gazeteport halen geçerli olan LCD televizyon kampanyalarını okurları için derledi.VESTEL Yılın kampanyasında Vestel’in MILLENIUM serisine ait 82 ekran TFT-LCD televizyon, 1.599 YTL’den satışa sunuluyor. Kampanya süresince Vestel 32’’ ve üstü TFT-LCD ve Plazma televizyon alan herkes, beraberinde sadece 199 YTL’ye ev sinema hoparlör sistemine sahip olma fırsatı da yakalıyor. Tasarımının yanı sıra teknolojisi ile de öne çıkan 82 ekran boyutundaki MILLENIUM 32750 32” TFT-LCD, HD-Ready özelliği, 2 tuner, Virtual Dolby ses kalitesi, 1366x768 çözünürlüğü ve 1200:1 kontrast oranı ile dikkat çekiyor.Kampanya kapsamında HSBC Advantage kart sahipleri Vestel’in birbirinden şık dizayndaki 7 seri ve toplam 20 model TFT LCD’lerine ve 4 farklı serideki 6 model plazma seçeneklerine +10 taksit imkanıyla 24 aya varan uygun ödeme koşulları ile sahip oluyor.ARÇELİKArçelik Full Motion LCD TV alana kullanıcılara Sony PlayStation 3 yeni yıl hediyesi olarak veriliyor. Axess karta 8 taksit yapılan kampanyada ödeme Mart2008'de başlıyor. SONY Sony’nin LCD TV serisi Bravia’daki garanti süresi 5 yıla uzattı. Bravia LCD TV’lerin, 5 yıllık garanti süresi içinde malzeme, işçilik veya montaj hataları nedeniyle arızalanmaları durumunda değiştirilen parçaların bedeli veya ek bir ücret talep edilmeksizin tamir edilmeleri sağlanacak. Sony ayrıca, başlattığı değişim kampanyasıyla birlikte Bravia modellerini 2.000 YTL’ye varan indirimlerle satışa çıkarıyorTeknosa mağazalarında ayrıca Sony KDL-32D2600 model LCD televizyonlara Axess ve Maksimum kart ile 12 taksit avantajına ek olarak 200 YTL hediye çeki veriliyor. gazeteport

AXESS’e özel Digiturk Keyfi, 12 ay üye olana, üyeliğin ilk 2 ayı Axess’ten hediye”


Kampanya ne zamana kadar devam edecek?Kampanya 15 Mart 2008 tarihine kadar devam edecektir.Üye olduktan sonra paket değişikliği yapabilir miyim?Evet, üye olduktan sonra istediğiniz zaman üst paketlerden herhangi birine geçebilirsiniz, ancak giriş yaptığınız paketin altındaki herhangi bir pakete geçiş yapamazsınız. Oluşan fark aylık olarak faturalanacaktır.Peki tanıdığım birini tavsiye ederek ben ne kazanacağım?Tavsiye ettiğiniz kişi üye olunca siz o an izlediğiniz Digiturk paketini 1 ay ücretsiz izleyeceksiniz.Kampanya mekaniği “12 aylık üye ol, ödemeye 2 ay sonra başla” olarak duyuruluyor, kampanyaya girdikten sonraki ilk 2 aylık dönemde herhangi bir üst pakete geçmek istersem, herhangi bir ödeme yapmam gerekecek mi?Evet, üye olduktan sonra herhangi bir üst pakete geçtiğinizde, takip eden faturalamad öneminde fark faturası tarafınıza iletilir.(ilk 2 aylık dönem içinde de olsa, fark faturası kesilir).Kampanyaya Hoş Paket ile giriş yapabilir miyim?Evet, yapabilirsinizKampanyaya Hoş Paket ile giriş yapmak istersem ne şekilde olacak?Hoş Paket kapsamında, 24 aylık üyeliğinizi taahhüt etmeniz gerekmektedir (axess kampanyası kapsamında Hoş Paketten faydalanmak isteyecek kişiler için taahhütname ekteki gibidir), axess kampanyasından faydalandığınız ilk 12 aylık dönemde seçtiğiniz paketi izlersiniz, ödemeyi iki ay sonra 10 taksit olarak yapmaya başlarsınız. 12 aylık dönem sonunda, Hoş Paket üyeliğiniz kapsamında, içinde bulunduğunuz pakete göre aylık olarak faturalandırılmaya devam edersiniz, toplam 24 ay sonunda Hoş Paket kutunuz sizin olur.Axess kampanyası kapsamında üye oldum, birinci ay sonunda üyeliğimi iptal ettirmek istiyorum, ne olacak, herhangi bir ödeme yapmam gerekecek mi? Üyeliğinizin iptali durumunda, o güne kadar izlediğiniz dönem ve kurulum bedeli için faturalandırılırsınız, ödeme yapmanız gerekir.Daha detaylı bilgi almak için 0212 – 473 73 73 nolu müşteri hizmetlerini arayabilirsiniz.

En site ödülü Facebook'a verildi

Facebook, Digg, Twitter gibi gürültü koparan internet sitelerinin yaratıcıları 19 Ocak'ta San Francisco'daki Herbst Theater'da ilki düzenlenen 'Crunchies' ödülleriyle onurlandırıldı.
İnternet teknolojisinin yıldızlarına verilen 'Crunchies' ödülleri, aralarında GigaOm, VentureBeat, TechCrunch'ın da bulunduğu popüler blog firmaları tarafından düzenlenirken oylamalar da yine bu blog'lar üzerinden yapıldı.
Yaklaşık 1000 teknoloji düşkününün katıldığı ve eğlenceli bir atmosferin hâkim olduğu törende Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg de en iyi site ve en iyi site kurucusu ödüllerinin sahibi oldu.
Apple'a verilen en iyi cihaz ödülünü almak üzere firmadan kimsenin gelmemesi üzerine organizatörler Apple'ın yönetim başkanı Steve Jobs'un taklit edildiği esprili bir video gösterdi. En iyi zaman öldürülecek site gibi kategorilere de sahip olan 'Crunchies'in '2001:A Space Odyssey' adlı filmden ilham alan ödül heykelciği ise önündeki elektronik cihazları elindeki kemikle parçalamaya çalışan plastik bir maymun.
(Radikal)

Bu icatlar çocuklar için

Solunum monitörleri, çekmece kilitleri, kapı stoperleri, ocak ve merdiven bariyerleri, klozet kilitleri, çocukları ev kazalarına karşı koruyor.
Teknoloji, sadece sokakların değil evlerin de çocuklar için tehlikeli olduğunu düşünen aileler için, birbirinden ilginç buluşlarla önlemler alıyor. Konunun uzmanları ve “http://www.teknoportal.gen.tr/” adlı siteden derlenen bilgilere göre, bebeğin neden ağladığını gösteren yüzyılın buluşu “why cry?” (bebeğim neden ağlıyor?) aleti, görüntülü telsiz, çocuğun merdivenlerden düşmesini engelleyen demir parmaklıklar, pimpirikli ailelerin gönüllerine su serpiyor.
Araştırmalara göre, günümüzde birçok çocuk ev kazaları yüzünden ciddi ya da hafif yaralanmalar yaşıyor. Ocakta kaynayan çay çocukların üzerine dökülebiliyor, klozet içindeki suyu içen çocuk zehirlenebiliyor. Hatta araştırmalara göre çamaşır makinasında kilitli kalan çocuk sayısı da az değil. Makyaj malzemeleri, tıraş bıçakları, geniş çekmeceler de çocukların evdeki düşmanlarından sadece birkaçı... Durum böyle olunca, bilim adamları ve bazı tasarım şirketleri de ev içi kazalara karşı çeşitli aletler üretti.
BEBEĞİM NEDEN AĞLIYOR?İspanyol bir babanın “Why Cry” isimli aleti icat etmesiyle, “bebeğim neden ağlıyor” sorusu tarih oldu. Bu alet, bebeklerin ağlamasına neden olan beş temel sorunu gösteriyor: Acıkma, sıkılma, rahatsızlık ve ağrı, uyku, gerginlik veya korku. Üzerinde farklı ışık ve uyarı sistemleri bulunan ve bebek hangi nedenle ağlıyorsa onu gösteren ışıkla uyarıda bulunan aletin fiyatı 100 YTL.
Çocukların kapıya sıkışma tehlikesi de kapı spoteri ile önleniyor. Fiyatı 3.75 YTL olan stoperi kapı üzerine yapıştırıyorsunuz, kapı kapanmıyor ve çocuğunuz sıkışmıyor.
Ev kazalarına karşı bir diğer alet ise 5.5 YTL değerindeki çekmece kilidi... Çekmece düğmelerini birbirine bağlayan kilit, hem çocukların çekmecelerin içindeki eşyalara ulaşmasını hem de çocukların çekmeceleri bir basamak gibi kullanmasını engelliyor.
BEBEĞİ GÖZETLEYEN TELSİZBebek güvenliğinde gelinen son nokta ise görüntülü telsizler... Web cam gibi küçük monitörü bebeğinizin ya da çocuğunuzun bulunduğu odaya bırakıyorsunuz, elinizdeki telsiz ekranından hareketini kolayca takip edebiliyorsunuz. 364 YTL değerindeki bu aletle çocuğunuzun uyuyor numarası yapıp yapmadığını kontrol edebiliyorsunuz.
Uzmanların geliştirdiği solunum monitörüyle ise endişeli aileler, istedikleri her an bebeklerinin kalp atışlarını dinleyebiliyor. 400 YTL değerindeki bu alet, normalin dışında ritm bozukluğu olduğunda sinyal veriyor ve sizi uyarıyor.
DEMİR BARİKATDemir barikat, çocuklar için “yarı açık cezaevi” şeklinde evde güvenli şekilde dolaşmasını sağlıyor. Seperasyon kapısı denen bu parmaklıklarla özellikle evin tehlikeli bölümlerinde çocukların önüne set çekiliyor ve merdivenden düşmeleri engelleniyor. Bu aletin fiyatı ise 90 YTL.
Aileler çocuklarının evdeki mobilyaların köşelerine çarparak yaralanmalarını önlemek için de köşe koruyucularını tercih ediyorlar. Mobilyaların sivri köşelerine yapıştırılan köşe koruyucuları 6.90 YTL’ye, ocak bariyeri 6.99 YTL’ye, klozet kilidi 5.50 YTL’ye, emekleme dizliği 4.50 YTL’ye, araba sürerken arkada oturan bebeği gözetlemek için bebek dikiz aynası 17 YTL’ye satın alınabiliyor. Böylece çocukların kaza riski sıfıra indiriliyor. hürriyet

intel de yeni fiyat indirimleri yolda

İşlemci devi Intel cephesinde yeni bir fiyat indirim operasyonu daha gündemde. Geçtiğimiz yıl rakip AMD ile giriştiği fiyat düellosunda önce 22 Nisan indirimlerini yapan hemen ardındansa 22 Temmuz'da dört çekirdekli Core 2 Quad 6600 işlemcisinin yurt dışı satış fiyatını 266$'a çekerek önemli bir hamle gerçekleştiren Intel, özellikle son indirim ile birlikte 2007 yılının ikinci yarısında 1 milyondan fazla Core 2 Quad 6600 işlemcisi sattığı haberleriyle donanım gündeminin manşetlerinden de uzun bir süre inmemişti. 45nm üretim teknolojisine sahip Wolfdale kod adlı çift çekirdekli işlemcilerini geçtiğimiz günlerde resmen anons eden Intel kısa bir süre içerisinde 45nm üretim teknolojisine sahip Yorkfield kod adlı dört çekirdekli işlemcilerini de duyaracak. 45nm üretim teknolojisine sahip Penryn işlemcilerinin yanı sıra 65nm üretim teknolojisiyle üretilen ve özellikle giriş seviyesinde yer alan işlemci ailelerine de yeni modeller ekleyecek olan firma cephesinde önümüzdeki aylar yeni fiyat indirimlerine gebe olacak.
Intel'in yapmayı planladığı fiyat indirimleri ile ilgili olarak önümüzde iki önemli tarih duruyor ki bunlar 20 Ocak ve 20 Nisan. 20 Ocak'ta yani üç gün sonra Intel özellikle giriş seviyesinde yer alan bazı işlemcilerinin fiyatlarını aşağı çekerek özellikle rakip AMD'nin 80$ altı çift çekirdekli işlemci çözümlerine karşı ürün gamını bir nebze optimize etmiş olacak. Gelen haberlere göre, Intel 20 Ocak'ta çift çekirdekli Pentium E serisinden E2180 modelinin fiyatını 74$'a, E2160 modelinin fiyatını ise 64$'a indirecek yani her iki modelde de 10$'lık indirim yapmış olacak. Aynı tarihte çift çekirdekli Celeron E1xxx ailesinin ilk modeli olan ve 1.6GHz hızında çalışan 512Kb L2 bellekli E1200 modelini pazara sunacak olan firma paralel olarak tek çekirdekli Celeron 440 modelinin fiyatını da 59$'dan 53$'a çekmiş olacak. Bu arada 20 Ocak itibariyle Intel'in geçtiğimiz günlerde resmi duyurusunu yaptığı çift çekirdekli 45nm E8000 serisinin de rafları süslemeye başlaması bekleniyor. Her ne kadar VR-Zone'un tablosunda dört çekirdekli 45nm Q9000 serisinin 20 Ocak'ta çıkacağı belirtilse bile Q9000 serisinin detaylarını daha önce verdiğimiz bir errata sebebiyle Mart ayından önce çıkması açıkçası pek beklenmiyor.
Kullanıcıların önemli bir kısmını ilgilendiren fiyat indirimi ise 20 Nisan itibariyle gerçekleşecek. Zira Intel belirtilen tarihte dört çekirdekli Core 2 Quad Q6700/Q6600 ve çift çekirdekli Core 2 Duo E4600/E2200/E2180 işlemcilerinin fiyatlarında indirime gidecek. 266$'a satılmakta olan dört çekirdekli Core 2 Quad 6600'ün fiyatı 224$'a düşerken, Core 2 Quad 6700'ün fiyatı ise ciddi bir düşüşle (%50+) 266$'a geriliyor ve Q6600'ün yerine oturuyor. 20 Nisan'da Core 2 Duo E4600 işlemcisinin fiyatı da 133$'dan 113$'a gerilerken bunda hiç şüphe yok ki 2 Mart itibariyle kullanıma sunulması beklenilen ve 2.6GHz'de çalışan Core 2 Duo E4700 işlemcisinin 133$'lık fiyat etiketi ile pazara giriş yapacak olmasının etkisi büyük olacak. E4700 ile aynı tarihte Pentium E2220 (2.4GHz)işlemcisini de pazara sunacak olan Intel'de dolayısı ile E2200 modelinin fiyatı da yine Nisan ayında 74$'a gerileyecek. VR-Zone'un yayınladığı yol haritasına göre, Intel 45nm üretim teknolojisine sahip Core 2 Duo E8300 ve E2220 modellerini ise 20 Nisan'da duyuracak.
Bu arada kısa bir süre içerisinde kullanıma sunulması beklenilen ve LGA775 formunda Intel'in en iddialı Penryn işlemcisi olacağı bilinen 3.2GHz'lik saat hızına, 1600MHz FSB'ye ve 12MB L2 belleğe sahip olan Core 2 Extreme Q9770 işlemcisinin de son dakika kararı ile Ocak ayından Şubat sonu veya en geç Mart ayına kaydırıldığı anakart üreticilerine dayandırılarak yapılan haberlere yansıyor. Anlaşılan Mart ayına kadar Intel'in 45nm Penryn ürün grubunda firmanın dört çekirdekli tek temsilcisi 12 Kasım'da kullanıma sunulan QX9650 modeli olacak gibi görünüyor. Son olarak detaylarını daha önce yine sizler ile paylaştığımız ve AMD'nin 3 çekirdekli Phenom 8000 serisine karşı geliştirilen 45nm E7000 serisinin bir temsilcisi olacak E7200 ve 2GHz'de çalışan çift çekirdekli Celeron E1400 modellerinin de yılın ikinci çeyreğinde geleceği belirtiliyor. Bakalım AMD, Intel'in bu hamlesine yeni bir fiyat indirimi ile yanıt verecek mi bekleyip göreceğiz.
donanımhaber

Hazır Kartlı tüm bireysel aboneler 5 ücretli mesaj attıktan sonra 1000 SMS BEDAVA

Günde en fazla 1.000 adet ücretsiz mesaj gönderilebilir.
SMS paketi olan aboneler, paketteki mesajlar bittikten sonra kampanyadan faydalanabilir.
Ücretli ilk 5 SMS’e; Turkcell, Hazır Kart ve diğer operatör aboneleri ile yurtdışına gönderilen mesajlar dahildir. WebMesaj, AkılllıMesaj, BizBize Kamu ve doğumgünü kampanyasından gönderilen ücretsiz mesajlar ile servis kısa numaralarına yollanan mesajlar dahil değildir.
Hazır Kartlı BizBize Kampus aboneleri kampanyadan faydalanarak Turkcell’lilerle ücretsiz mesajlaşabilir, faturalı BizBize Kampus aboneleri için günlük kampus içi mesajlaşma tarifesi devam edecektir.
Kampanyadan bireysel Hazır Kartlı aboneler faydalanabilir.
Kampanyada verilen ücretsiz kısa mesajlar sadece kişisel kullanımınız içindir, ticari gelir elde etmek amacıyla kullanılamaz.
Turkcell hiçbir gerekçe göstermeksizin kampanya süresini değiştirme, kapsamını kısıtlama ve/veya genişletme hakkını saklı tutar.


Kampanya kimler için geçerlidir?
Kampanyadan Hazır Kartlı tüm bireysel aboneler faydalanabilecektir.
Kampanyadan faydalanmak için abone olmam gerekir mi?
Hayır, günde 5 ücretli mesaj attıktan sonra kampanyadan otomatik olarak yararlanabilirsiniz.
Kampanyadan faydalanmaya başladığımı nasıl anlayacağım?
Kampanyadan faydalanmaya başladığınızı 5. ücretli attığınız mesajdan sonra gelen bilgi mesajıyla öğreneceksiniz.
Ücretsiz gönderilen mesaj sayısı sınırsız mı?
Hayır, Turkcell’lilere günde en fazla 1.000 adet ücretsiz mesaj gönderebilirsiniz.
Kampanyada verilen ücretsiz mesajlar nerelerde kullanılır?
Kampanyada kazanılan ücretsiz mesajlar sadece Turkcell abonelerine gönderilen mesajlar için kullanılabilir. Kampanya dahilindeki ücretsiz mesajlar WebMesaj ve AkıllıMesaj’dan gönderilen mesajlar ve kısa numaralara gönderilen mesajlar için kullanılamaz.
BizBize Kampus tarifesindeki aboneler için kampanya ne şekilde olacaktır?
Hazır Kartlı BizBize Kampus aboneleri kampanyadan faydalanacak, faturalı BizBize Kampus aboneleri ise kampus içi ücretsiz mesajlaşmaya devam edeceklerdir.
TURKCELL

Youtube'a erişim 2. kez engelendi


Ankara Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurarak Türkiye'de pek çok kişinin girdiği "youtube.com" sitesine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuştu.
Sitede ‘turko maymun’ diyerek Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edildiğini ve yapılan yayının durdurulması isteğinin yerine getirilmediğini belirten savcı Kayral, siteye Türkiye’den erişimin yasaklanmasını istemişti.
Youtube'a erişim daha önce de mahkeme kararıyla geçtiğimiz Mart ayında engellenmişti.
Birinci yasaklama kararını alan İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi erişim yasağı kararına gerekçe olarak,''Mustafa Kemal Atatürk'ün fotoğrafı, Türk Bayrağı üzerine İngilizce küfür içeren yazılar yazılarak aşağılandığı anlaşıldığından talebin kabul edildiği'' göstermişti

Enemy Territory: Quake Wars


uake adını ne zaman duysam çok heyecanlanırım. İlki 1996 yılında piyasaya sürülen bu efsane oyunun adını sanırım aranızda duymayan yoktur. Ama bu oyunun tarihini bilmeyenlar aramızda olabilir o yüzden Quake tarih dersimize hoşgeldiniz. İlk Quake 1996 yılında piyasaya sürüldü ve oyun piyasası Quake’in piyasaya sürülmesi ile alt üst oldu. Çünkü id Software’in dahi çocuğu John Carmack’ın geliştirdiği Quake motoru ile ilk defa bir FPS oyununu tamamiyle 3D olarak oynama şansına eriştik. Oyunu alıp 486 DX2 66 8 MB Ram’e sahip bilgisayarımda oynayışımı daha dün gibi hatırlıyorum. Oyun o kadar yavaş çalışmıştı ki adeta kare kare ilerliyordu, ama o haliyle bile başından kalkamadan bitirmiştim. 1997 yılında ise ikinci büyük deprem dalgası geldi. Quake II piyasaya sürüldü ve 3D hızlandırıcı furyası başlamış oldu, sırf bu oyun için Diamond Monster 3D ekran kartı almıştım. Quake II’nin birçok insanın da olduğu gibi kalbimdeki yeri ayrıdır, oyunun hikayesi oldukça güzeldi ve çok güzel anlatılıyordu. Bu oyunla birlikte Srogg ırkı ve onların pislikleri ile tanışma imkanına eriştik. id Software 1998 yılında yaptığı açıklama ile Quake II’den sonra gelecek yeni Quake oyunun çoklu oyuncu üzerine yoğunlaşacağını duyurduğunda ise tüm hayallerim yıkılmıştı. Ben ve birçok Quake hayranı Quake II’nin devamını beklerken id Software bize çok farklı bir oyun sunacaktı. 1999 yılında Quake III Arena piyasaya sürüldü, her ne kadar oyuna şüpheyle yaklaştıysam da çok sevdim ve yıllarca oynadım (zaman zaman hala oynarım). Quake III Arena çok tutuldu ve 2000 yılında Team Arena adında bir genişleme paketi yayımlandı. 2005 yılına kadar Quake’ten bir haber alamadık, taki Raven Software tarafından geliştirilen Quake 4 piyasaya sürülene kadar. Quake 4 hikaye olarak Quake 2’nin sonrasında geçen olayları konu alıyordu ve o da çok sevildi (oyunun fiyatı şu sıralar 20 YTL’ye düşmüşken bence kaçırmayın). 2007 yılında ise Wolfenstein: Enemy Territory’nin yapımcısı Splash Damage bize Enemy Territory: Quake Wars’ı sundu. Bakalım oyunumuz nasıl olmuş?2 Taraftan Birini Seçin Ve Savaşa GirinYazıya geçmeden önce bir konuda sizleri bilgilendirmek istiyorum. Oyunun incelemesinin neden geç yapıldığını bilmek isteyebilirsiniz, hemen anlatayım. Quake Wars ilk piyasaya sürüldüğünde oyunda sesli iletişim desteği bulunmuyordu ve yapımcı firma oyunun çıkışından yaklaşık bir hafta sonra 1.2 yamasıyla sesli iletişim desteğinin ekleneceğini duyurdu. Biz de bu yamanın çıkışına kadar bekleyip oyunun incelemesini o zaman yapmaya karar verdik. Çünkü çoklu oyuncu oyunların olmazsa olmazı sesli iletişim olmasaydı oyunun puanı gerçekten de düşük olurdu (buna bir Quake oyununa düşük puan vermeye gönlüm el vermedi de diyebiliriz). Bu küçük hatırlatmadan sonra yazıya dönelim. Enemy Territory: Quake Wars, Quake II ve Quake 4 oyunlarında olduğu gibi insanların (GDF) Strogg’larla olan savaşını konu oluyor. Tam olarak oyun, Strogg’ların dünyayı istila ettikleri zamanda yani Quake II’de yaşanan olayların öncesinde geçiyor (Quake II’de hatırlarsanız biz dünyalılar olarak Strogg gezegenine saldırıyor ve Strogg’ların lideri Makron’u yok etmeye çalışıyorduk). Acaba siz bu savaşta dünyamızı mı kurtamaya çalışacaksınız, yoksa Strogg’ların arasına katılıp dünyayı mı yok edeceksiniz? TRGAMER

amerikada 2007 de en çok satan oyunlar

Yaşanan geniş yelpazeli oyun bolluğunun ardından kimlerin bu ipi göğüsleyeceği merakla bekleniyordu. İngiltere ve Japonya listelerini daha önce vermiştik sizlere, ama bunlara nazaran şüphesiz en çok merak edilen liste ise Amerika listesiydi ve nihayet o da yayımlandı. NPD grup tarafından hazırlanan liste itibariyle işte sizlere Amerika'da 2007 yılınının en çok satan oyunları; sattığı platformlar ve satış rakamları...01. Halo 3 (Xbox 360) -- 4.82 million02. Wii Play w/ remote (Wii) -- 4.12 million03. Call of Duty 4: Modern Warfare (Xbox 360) -- 3.04 million04. Guitar Hero III: Legends of Rock (PlayStation 2) -- 2.72 million05. Super Mario Galaxy (Wii) -- 2.52 million06. Pokemon Diamond (Nintendo DS) -- 2.48 million07. Madden NFL 08 (PlayStation 2) -- 1.90 million08. Guitar Hero 2 (PlayStation 2) -- 1.89 million09. Assassin's Creed (Xbox 360) -- 1.87 million10. Mario Party 8 (Wii) -- 1.82 million

Kablosuz modem hırsızlarına dikkat!

Bursa'da bilişim suçlarıyla mücadele başlatan polis, vatandaşları kablosuz internetlerinin başkaları tarafından kullanılmasını engellemek amacıyla şifre koymaları konusunda uyardı. Polis, oteller başta olmak üzere son bir yolda bilmeden internet üzerinden suç işleyen çok sayıda internet dağıtıcısının kapısını çaldı.
Modern teknolojinin ürünü kablosuz internet ve özelliklede dizüstü bilgisayarlar başta iş adamları, oteller ve büyük işletmeler için önemli bir rahatlık getirse de kullanım sırasında güvenlik riski oluşturması polisi harekete geçirdi.
Polis, bir sene içerisinde çeşitli nedenlerden dolayı suç işleyip, IP numaraları tespit edilen kişilerin olayla alakasının olmadığını belirleyince uyarıcı açıklama yapmak zorunda kaldı.
Başta büyük otellerin ve büyük firmaların içerisinde bulunduğu kullanıcıların haberi olmadan başkaları tarafından şifresiz kablosuz internet ağından suç teşkil edicek faaliyetlerin yapıldığı ortaya çıktı.
Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amiri Başkomiser Faruk Mermer, 'Şifrelemediğiniz kablosuz modemler başkalarının da ağınızı kullanarak internete erişimini mümkün kılar ve internetinizi istismara açık hale getirir dedi.
Özellikle şifre kullanmayan kablosuz internet abonelerinin banka hesapları gibi kişisel bilgilerinin kolaylıkla suçluların eline geçebileceği uyarısında bulunan Mermer; 'Yasadışı film ve müzikler, çocuk pornoları kablosuz ADSL hattı üzerinden indirilebiliyor.
Restoran, otel, havaalanı gibi kamuya açık alanlarda da internet erişiminde şifre olmadığı için güvenlik riski oluşuyor. Bu alanlarda bankacılık işlemi gibi güvenlik riski olan uygulamaların kullanılması da oldukça sakıncalı.
Şifrelenmeyen modemler, başkalarının da ağını kullanarak internete erişimini mümkün kılar ve ağınızı istismara açık hale getirir. Art niyetli kişeler sizin internet hattınızı kullanarak bir takım suçlar işleyebilirler.
Çalınan şifrelerle banka hesaplarının boşaltılması, kredi kart bilgilerinin alışverişte kullanılması devlet büyüklerine hakeret, tehit, çocuk pornosu, başka kurumların bilişim sistemlerine zarar verme gibi suçlara karışabilir. Bu tip bir durum sizin ya da şirketinizin itibarını zedeleyebilir. Telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Böylesi bir kötü durumla karşılaşmamak için kablosuz modeminizi şifrelemeyi unutmayın.
Modem üreticisinin vermiş olduğu fabrika ayarlarındaki şifreyi mutlaka değiştirin. Genelilkle otel lobilerinde veya herhangi bir yerden laptopla kablosuz internet kullanan suçlu, kısa sürede izini kaybettiriyor. IP numarasını tespit eden polis modemin sahibinin kapısını çalıyor. Hiç haberiniz yokken suç işlemiş duruma düşüyorsunuz' diye konuştu. HaberTürk

Bu da akıllı sepet!



Microsoft ve MediaCart'nı geliştirdiği akıllı alışveriş sepeti kasada beklemeye son verecek


Microsoft ve MediaCart ortaklığı ile geliştirilen ürün alışveriş sepetine monte edilmiş dokunmatik ekranlı bir bilgisayardan oluşuyor.
RFID destekli MediaCart, sepete eklenen ürünlerin fiyatlarını LCD ekranı üzerinde gösteriyor ve aynı zamanda sepetteki tüm ürünlerin toplam fiyatını görüntüleyerek müşterilerin bütçelerini kontrol altında tutmalarını sağlıyor.
Önceki alışverişlerde satın alınan ürünlerin görüntülenmesi fonksiyonu ise alışveriş listesi tutmayı kolaylaştırıyor. Microsoft işletim sistemi üzerinde çalışacak olan MediaCart ürün fiyatlarını alışveriş sepeti üzerinde hesaplandığından kasada bekleme sıkıntısına da son verecek.
Mediacart alışveriş sepetinin marketlere ücretsiz olarak sunulacak ve geliri reklam verenler üzerinden elde edilecek.
Alışveriş sepeti müşterinin market içerisinde dolaşımını takip ederek reyona uygun reklam ve promosyonların görüntülenmesini sağlayacak. A.B.D.'nin New Jersey eyaletinde ShopRite mağazalarında plot uygulamaya başlanan sistemin 2008 yılı sonuna doğru tüm dünyada uygulamaya geçmesi bekleniyor.
Akıllı alışveriş sepetinin hem tüketiciler hem de reklam verenler için yepyeni bir tecrübe olacağı kesin. CHIP Online

Sun Microsystems MySQL'i aldı

Öncelikle MySQ'in ne kadar büyük olduğunu ve ne kadar yaygın kullanıldığının altını çizmek lazım. Google ve Facebook gibi büyük sitelerden bankalara; büyük işletmelerden en ufak işletmeye; büyük yazılım projelerinden ufacık yazılım projelerine kadar nereydese tüm yazılım alanlarında MySQL veritabanı sistemi olarak tercih ediliyor. MySQL o kadar yaygın ki, özellikle web'in çok çok çok büyük bir çoğunluğu yazılımlarını MySQL üzerine inşaa etmiş durumda.MySQL'in bugün çok güçlü noktada olmasının sebeplerinden bir tanesi de, artık firmaların açık kaynak kodlu veritabanı sistemi kullanmak istiyor oluşu. Zira kaynak kodlara erişip optimizasyon yapmayı, olası sorunlara çok hızlı bir şekilde kodlara erişip müdahele etmeyi istiyorlar. Büyük çaplı işletmeler, kullandığı veritabanı sistemlerinin açık kaynak kodlu olmasının yanında iyi destek, yani kurumsal destek verilebiliyor olmasını da istiyor.MySQL bir çok şirketin ve yazılım temel taşı olunca, Sun Microsystems'ın bu hareketinin sebepleri çok rahat bir şekilde anlaşılıyor. Sun, MySQL'i satın aldıktan sonra yapacağı ilk iş global destek hizmetlerini geliştirmek gibi duruyor. Sun, hem MySQL topluluğunu şu ankinden daha iyi yere taşımayı hedefliyormuş hem de kurumsal destek konusunda iyi hizmet vermeyi planlamaktaymış.Peki Sun, MySQL'i şu an olduğundan daha iyi yere taşıyabilir mi? Umarız taşır. İlk akla gelen soru, MySQL'in bundan sonra açık kaynak kodlu ve ücretsiz kalıp kalmayacağı. Bu konuda herhangi bir değişiklik görünmüyor zira Sun'ı açık kaynak koda verdiği destekten biliyoruz: Java, ZFS, NetBeans, OpenOffice ve OpenSolaris gibi.Sun, kendi platformu içMYSQL logoin Oracle'i optimize etmişti ve Solaris üzerinde çalışan temel uygulamalardan birisi Oracle. MySQL ile benzer optimizasyon için çalışmıştı. Son olarak artık Solaris polatformunda PostgreSQL de desteklenmeye başlanmış ve gerekli optimizasyonlar yapılmış. Sun'ın şimdi müşterilerine sunacak alternatifi çok; özellikle MySQL gibi çok fazla kullanılan bir veritabanı sistemi için "kurumsal destek" konusu onlar için iştah kabartıyor olmalı. Sun'ın başkanı Jonathan Schwartz'ın kendi yazdığı blog yazısında MySQL'i aldıktan sonra gerçekleşecek adımları, "kurumsal destek", "şu anki MySQL topluluğunu daha iyi yere taşımak" ve kendi platformları için MySQL'i çok daha fazla optimize etmek ve performansı üst seviyelere çıkartmak olarak gösterilmiş(Java ve Solaris için). Aynı zamanda üniversitelere yapılacak akademik yardımlarla açık kaynak kodlu yazılım geliştirilmesine katkı sağlamak istiyorlarmış. Bu satın almada altı çizilen noktalardan birisi, MySQL'in LAMP (Linux + Apache + MySQL + PHP) ile büyüdüğü ve Sun'ın bu bozmaya niyetinin olmadığı. Zaten bozarlarsa akılsızlık olur.Önemli bir konu da şu: Sun, MySQL gibi web'in temel taşlarından birisini satın alarak, bundan sonraki büyük projelerde platform konusunda ağırlığını koyabilir mi? Web ekonomosi için temel taş olabilecek mi? Sun'ın böyle bir hayali var anlaşılan. Gelişmeleri takip ediyor olacağız.http://www.mysql.com/news-and-events/sun-to-acquire-mysql.html

Dalgakıranda devrim

Türkiye’nin en büyük konteyner limanı Tekirdağ’a yapılıyor. Hem kapasite hem de yanaşan gemilerin büyükleri açısından Türkiye’de ilklere imza atacak Asyaport 200 milyon euro’ya mal olacak. Uçak gemilerinden daha büyük olan konteyner gemilerinin indirme ve yükleme işlemlerinde ise bir nokta ön plana çıkıyor.
Denizden gelen dalganın limana yaptığı etki yükleme faaliyetlerini etkiliyor. Boyu 300 metreyi geçen tankerler de dahil olmak üzere, gemilerin hizmet alabilmesi için limana vuran dalga yüksekliğinin 75 santimi geçmemesi gerekiyor. Aksi halde yükleme duruyor. İşte bu noktada da limana yapılacak dalgakıran çok önem kazanıyor. Maliyet yarı yarıya düştü Normalde yapımı 20 milyon euro olan dalgakıran inşaatının maliyeti, projenin İstanbul Tenik Üniversitesi’ne verilmesi sayesinde yarı yarıya düştü. İTÜ bilimadamları, özel havuzlarda limanın minyatür modelini inşa ederek yepyeni bir dalgakıran modeli tasarladı. Başarıyla denenen ’HDP Yüzer Dalgakıran’ modeli dünyada ilk kez Asyaport’a uygulanacak. 100’de 1’e küçültüldü Projenin başında İTÜ Su ve Deniz Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Sedat Kabdaşlı bulunuyor. Kabdaşlı İTÜ’deki deniz bilimleri laboratuvarına 75 metrekare üzerine Asyaport’un 1/100 ölçeğinde birebir modelini kurdu. Oluşturulan yapay dalgalarla yüksekliği 2 metreyi bulan dalgaların limana 75 santimetrenin altında çarpması için deneyler yapıldı. “Taş dalgakıran işe yaramaz” Profesör, “Neden taştan dalgakıran yapılmadığını” şöyle anlatıyor: Taş duvar pramite benzer. Deniz dibine doğru tabanı büyür. Asyaport’ta böyle bir dalgakıran yapmamız imkansızdı. Zemin çok yumuşaktı, koyduğumuz taşlar hep dibe batacaktı. Ayrıca dalgakıran 1 kilometre uzunluğunda olacağı için maliyet çok artıyordu. Sağlıklı bir dalgakıran olabilmesi için 40 metre yüksekliğinde, tabanı da 130 metreye oturacaktı. Plastik borularla başardılar Kabdaşlı ve ekibi bu yüzden yüzer dalgakıran modeline yöneldi. Saç dubaların maliyeti yüksek olacağından çapları 2,20 metre olan plastik borular kullanıldı. Sonuç mükemmeldi. İSKİ borularıylala 2 metrelik dalgaları 60 santimetreye kadar indirmeyi başardılar. Dalga boyu arttıkça dalgakıranın performansı da artıyor. 1 metre yüksekliğindeki dalgalarda yüzde 40 işe yarıyor. Dalga boyu arttıkça performansı yüzde 80’e kadar çıkıyor. Üçlü boruyla dalga enerji kaybediyor Prof. Dr. Kabdaşlı dalgakıranın işleyişini şöyle anlatıyor: “Dalga ilk boruya çarptığında, bu boru tarafından ortadaki borunun altına girmesi sağlanıyor. Ortadaki boru dalgayı ters çevirerek üçüncü boruya geçiriyor. Üçüncü boru da gelen dalganın yönünün çevirerek geldiği yöne dönmesini sağlıyor. Bu üç boruya geçebilen dalgalar kıyıya ulaşıyor. Kısaca bu sistem dalganın yayılma sistemini bozuyor. Dalgayı düzenli halden karmaşık su kütlesine çevirerek, enerjinsini kaybettiriyor.” İşte “dev” ekip Prof. Dr. Sedat Kabdaşlı önderliğindeki ekip projeye 4 ay önce başladı. Ekipte, (Soldan sağa) Dr. Mühendis Alparslan Aydıngakko, Araştırma Görevlisi Mehmet Adil Akgül, Yüksek Mühendis Taylan Bağcı ve Prof. Dr. Sedat Kabdaş yer alıyor. Sırada İDO var Prof. Dr. Kabdaşlı’nın modeline İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmesi (İDO) da talip. Bursa-İstanbul hattında çalışan feribotlar dalga yüksekliği yüzünden limana yanaşırken sorun yaşıyorlar. Kabdaşlı ve ekibi şimdi aynı çalışmayı İDO için yapacak. Böylece Bursa’ya giden feribotlar yanaşırken sorun yaşamayacak. Türkiye’nin kapasitesinin dörtte birini karşılayacak Asyaport’un hedefi yılda 1 milyon konteryer kapasitesine ulaşmak. 2006 verilerine göre Türk limanlarında 3 milyon 800 bin konteynere hizmet verildiği düşünülürse bu hayli iddialı bir rakam. Tekirdağ Barbaros’ta kurulacak limanın boyu 2 km. derinliği 20 m.Vatan

Japanese robot walks like a monkey (Maymun beynini kullanarak robot yaptılar)


(Dünyada bir ilk... Japon ve Amerikalı araştırmacılar, bir maymun beyninin yürüme sırasında bacaklara gönderdiği sinyallerle iki bacağını harekete geçirebilen insansı bir robot geliştirmeyi başardı.)


Japanese and US researchers said Wednesday they have made a humanoid robot that acts according to the brain activity of a monkey all the way across the Pacific.
The experiment was part of efforts to develop prosthetic limbs which can be mentally controlled by people with disabilities.
A laboratory in the western Japanese city of Kyoto unveiled a 155-centimetre tall humanoid, with a friendly-looking face including bulging black eyes, who walked via signals coming into its legs through wires.
Researchers said the robot was responding to the cortical brain activity of a monkey that was walking attached to wires on a treadmill at Duke University in North Carolina. The signal was sent via the Internet.
"We were able to detect the monkey's brain activity while walking on the treadmill and relay the data from the United States to Japan," the state-backed Japan Science and Technology Agency said in a statement.
"For the first time in the world, we were then able to make our humanoid robot in Japan walk in real-time in a similar manner as the monkey," it said.
The robot was designed by the Japanese agency and Carnegie Mellon University in Pittsburgh to move by responding to brain activity signals.
Duke University had trained two monkeys to walk on two feet on treadmills. The activity of the animals' hundreds of neurons was recorded from their cortex and converted into data that could be transmitted online.
"We can say that we have made another big step to the realisation of a neural prosthetic device that could one day restore lower limb motor functions for paralysed patients," the statement said. haber7

Banka şifresi çalan virüse dikkat!

Uzmanlar, virüs programının geçen ay çoğunluğu Avrupa'da olmak üzere 5 bin civarında kişiyi etkilediğini ve çoğunun, Microsoft'un tarayıcısının boşluklarından faydalanan bubi tuzaklı web sitelerinin kurbanı olduklarını belirttiler. Virüs programının, tespit edilmesi zor biçimde kendisini Windows'un içinde gizlemesi dolayısıyla çok tehlikeli olduğunu belirten uzmanlar, bu zararlı programın, sistem dosyalarını değiştirerek dışardan erişime olanak sağlayan ve kendisini gizleyen 'rootkit' programcıkları gibi çalıştığını ve kendisini bilgisayarın Master Boot Record (MBR) adı verilen sabit diski üzerine yazdığını kaydediyorlar. Symantec bilgisayar güvenliği şirketi yetkilileri, Mebroot olarak adlandırılan virüs bir kez kurulduktan sonra çoğunlukla, 'keyloggers' adı verilen ve gizli bilgilerin çalınması için klavye vuruşlarını kaydeden programlar gibi diğer zararlı yazılımları da bilgisayara indirdiği uyarısında bulunuyor. Şimdiye dek 200 binden fazla sisteme bulaşan virüs programlarını hazırlayan ve banka şifre bilgilerini çalmakta uzmanlaşmış bir Rus hacker grubu tarafından yazılan Mebroot virüsünün ilk olarak ekimde ortaya çıkarıldığını belirten uzmanlar, bu virüsle saldırıların geçen ay başında arttığına dikkat çekiyorlar. Normalde bilgisayar çalışırken kaldırılamayan Mebroot virüsünü tarayarak tespit eden ve kaldırabilen bir yazılımın ise bağımsız bilgisayar güvenliği şirketi GMER tarafından geliştirildiği belirtiliyor haber7

Bilgisayarları yavaşlatan 5 program

Hantal programlar. Adından da anlaşılabileceği gibi bu programlar yepyeni bilgisayarınızın size yavaş, çok yavaş, aşırı yavaş çalışıyor gibi görünmesine neden oluyorlar ve o kadar para verip en son model işlemcili bir bilgisayar aldığınızda "hiçbir değişiklik görmüyorum, yandı, gitti paralar" gibi düşüncelere kapılmanıza yol açıyorlar. Zaman zaman çalışırken "ekranın donmasına" neden oluyorlar. Sistem kaynaklarını inanılmaz bir savurganlıkla harcıyorlar. İki de bir ekrana daha yeni, daha güncel ve daha hantal yeni bir versiyonun çıktığına dair uyarı kutuları görüntülüyorlar. Peki bu uygulamalarla hayatımızı karartmaya devam etmek zorunda mıyız? Download.com'un anket sonuçlarına göre suçlu 5 program belirlendi; Acrobat Reader Hayatımızın önemli bir parçası haline gelen PDF formatının geliştiricisi olan bu program tek bir işe yarıyor: PDF görüntülemek. Ve bunu da sistemi son derece zorlayarak yapıyor. Neredeyse iki ayda bir yeni bir versiyon çıkarıp sisteme kurmanız gerektiği konusunda uyarılar görüntülüyor. Zaman zaman sorunlu olarak yüklenen veya hiç yüklenmeyen eklentileri yüzünden sistemi kilitleyebiliyor. Tüm bunlar, alt tarafı bir sayfalık bir belge görüntülemek için! iTunes Apple'a sormak gerekli. Alt tarafı tüm görevi medya yönetimi ve çalması olan bir uygulamayı bu kadar hantal yapan şey nedir? Gün geçtikçe daha da karmaşıklaşıyor, yüklemesi uzun sürüyor, görüntüsü çirkinleşiyor ve bellekte aşırı yer işgal ediyor. Güzel, dört dörtlük bir alternatifi de yok işin kötüsü. Real Player Real Player doğru adımları atmış olsaydı YouTube kadar popüler bir sistem olabilirdi. Onun yerine elimize herkesin nefret ettiği, sistemine yüklemek bile istemediği bir medya formatını destekleyen oynatıcı kaldı. Sürekli olarak ekranda uyarı kutuları görüntülemesi, size Rhapsody ve SuperPass satmaya çalışması da Real Player'ı kullanıcıların uzak durması gereken bir program haline getiriyor. Internet Explorer Tüm zamanların en büyük kavgasına hoş geldiniz. Hangi tarayıcı? Internet Explorer mı? Yoksa alternatifleri mi? IE 7.0 kesinlikle IE 6.0 sürümüne göre daha iyi, ancak bu bile programın itici yönlerini gizlemeye yetmiyor. Kavga devam edecek gibi görünüyor ama en azından eğer IE'den bıktıysanız Firefox kullanmayı deneyebilirsiniz. Microsoft Outlook Acaba Microsoft'un 2008'li yıllara geldiğimizden haberi var mı? Hem GMail hem de Yahoo Mail Microsoft'un en gözde e-posta uygulamasından daha hızlı çalışıyorlar hem de daha faza özellik içeriyorlar. Özellikle günümüzün en önemli derdi olan spam filtreleme konusunda da zayıf bir grafik çizen Outlook işyerinde kullanım aşamasında da gerek organizasyon gerekse zaman yönetimi konusunda kullanıcıların başına derde sokup duruyor. Oysa amacı onlara yardımcı olmak, hayatlarını kolaylaştırmak. Yine Microsoft ürünü olan Outlook Express ya da Vista ile beraber gelen Windows Mail kullanarak problemlerinizin çoğunu çözebilirsiniz

Google'dan bir rekor!

Dünyanın en büyük ve en değerli şirketleri arasında bulunan Google, bulunduğu yere hakederek geldiğini sunduğu kaliteli hizmetler ve inanılmaz gelişmiş bir arama motoruyla gösteriyor.
Bundan 10 sene önce iki üniversite öğrencisi tarafından kurulan ve zamanın en iyi arama motoru olan Altavista'yı adeta yerle bir eden Google günde 20 bin terabyte'lık (20 petabyte) işlem gerçekleştiriyor.
Yanlış duymadınız, kabaca hesaplayacak olursak:
1024 Gigabyte = 1 Terabyte 1024 Terabyte = 1 Petabyte
20.480 Terabyte = 20 Petabyte
gerçekten bir gün için inanılmaz bir rakam değil mi? Google, bu günlük 20 Petabyte'lık veriyi, arama sonuçları, web sitelerinin indekslenmesi, programları ve reklam servislerinin çalışması esnasında işliyor. Chıp Online

Format savaşını Blu-ray kazanıyor

Amerikan şirketi Warner Bros, bundan sonra piyasaya sürdüğü yüksek çözünürlüklü filmler için Blu-ray diskleri tercih edeceğini açıkladı.Firma, Mayıs 2008'den itibaren yüksek çözünürlüklü filmlerini (HD) HD-DVD yerine Blu-ray diskler halinde piyasaya süreceğini belirtti. Bu kararda geçen yıl ABD'de satılan yüksek çözünürlüklü filmlerin yüzde 60'nın Blu-ray formatında olmasının etkisinin bulunduğu açıklandı. Film üreticilerinden Walt Disney, Twentieth Century Fox, Metro-Goldwyn-Mayer ve Sony Pictures sadece Blu-ray formatına destek veriyorlardı. Her iki format da yüksek çözünürlüklü görüntü ve ses özelliğine sahip. Ancak bu iki formata sahip medyalar bir diğerinin okuyucusunda izlenemiyor. Blu-ray formatı Sony tarafından, HD-DVD ise Toshiba tarafından üretilen teknolojiler. Sony'nin ürünü tek katmanda 25, çift katmanda 50 GB kapasiteye sahip. Toshiba'nınki ise tek katmanda 15-20, çift katmanda ise 30-32 GB kapasitelerde üretilebiliyor. Son yıllarda her iki format arasında kıyasıya bir rekabet bulunuyordu. Sektör analistlerine göre Warner Bros'un bu kararı format savaşında ibrenin Sonyye döndüğünü gösteriyor.Hürriyet

Cepten bedava konuşmak mümkün

Ücretsiz olarak indirilebilen bu program üzerinden ister bilgisayar başındaki bir kişiyle sesli konuşun, isterseniz sabit veya mobil telefonu arayın. Bunun için yapmanız gerekenleri sizler için adım adım anlattık. Tabi öncelikle, cep telefonunuzun bu programa uyumlu olması gerekiyor. Uyumlu cep telefonu modellerinin tam listesini yazımızın son kısmında bulacaksınız. Programı isterseniz telefonunuzdan fring.com sitesine bağlanarak direkt cihazınıza indirebilirsiniz. Eğer bilgisayar üzerinden cep telefonunuza yüklemek isterseniz ilk yapmanız gereken şey, telefonunuzu bilgisayarınıza bağlamak olacak. www.fring.com sitesine girerek Download bölümünden Fring yazılımını bilgisayarınıza indirin. Cep telefonunuzun bağlantı yazılımı aracılığıyla, Fring'i telefonunuza yükleyebilirsiniz. Yükleme işlemi tamamlandıktan sonra, Fring'in sitesinden cep telefon numaranızı tanımlamanız gerekecek. Adınızı, ülkenizi ve cep telefon numaranızı yazdıktan sonra Fring'den bir onay SMS'i alacaksınız. Böylelikle, artık yazılımın kurulumunu tamamlamış olacaksınız. Düşük ücretli veya tamamen ücretsiz sesli görüşme için, sohbet yazılımlarına üyeliğinizin bulunması gerekiyor. Eğer mevcut bir hesabınız varsa, cep telefonunuzda Fring'i çalıştırdıktan sonra karşınıza çıkacak ekranda kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazarak "online" olmanız gerekiyor.
Fring'in desteklediği sohbet yazılımları arasında Skype, MSN Messenger, ICQ, Google Talk, SIP, Twitter, AIM&Yahoo Messenger bulunuyor. Bu yazılımların tamamıyla, bilgisayar başındaki kullanıcılarla yazışabilir ve sesli konuşma yapabilirsiniz. Fring'in internet üzerinden bağlantı kurduğu için, cep telefonunuz GPRS bağlantısı üzerinden bağlanmanız gerekecek.
Sesli ve yazılı iletişim için GSM operatörünüzün belirlediği tarife üzerinden bir GPRS bedeli ödemeniz gerekecektir. Piyasada sayıları giderek artan akıllı telefonlardaki "kablosuz internet" bağlantı desteği ise tamamen ücretsiz bir internet bağlantısı sunuyor. Bu sayede ister sesli, ister yazılı sohbetlerinizi tamamen ücretsiz yapabilirsiniz.
Eğer Fring ile sabit ve mobil telefon abonelerini de aramak istiyorsanız, MSN Messenger'a benzeyen Skype.com'a girerek üye olmanız gerekiyor. Bir Skype kullanıcı hesabı açarak, cep telefonunuzdaki Skype bölümünü aktif hale getirerek sabit ve mobil telefonları arayabilirsiniz.
Skype dünyanın en ucuz telefon hizmetlerinden biri. Skype'tan kredi kartı veya havale ile alacağınız kontürlerle özellikle milletlerarası telefon görüşmelerinizi ucuza getirebilirsiniz. Bu hizmet, yurtdışında yakınları bulunanlara, çok uygun fiyata saatlerce sohbet etme olanağı sunuyor. FRING UYUMLU CEP TELEFONU MODELLERİ Nokia: 3250, 5500, 5700, 6110, 6120, 6121, 6290, 6630, 6680, 6681, 6682, E50, E51, E60, E61, E61i, E65, E70, E90, N70, N71, N72, N73, N75, N76, N77, N80, N81, N82, N90, N91, N92, N93, N95, N95 8GB Motorola, HP, Toshiba, Acer, HP , HTC , Asus , BenQ , Dell , FujitsuSiemens , i-mate , Qtek, Samsung ve Sharp 'ın Windows Mobile işletim sistemiyle çalışan tüm modelleri Fring'le uyumlu çalışıyor. Sony Ericsson: P1i, P990i , W960 Motorola, HP, Toshiba, Acer, HP , HTC , Asus , BenQ , Dell , FujitsuSiemens , i-mate , Qtek, Samsung ve Sharp 'ın Windows Mobile işletim sistemiyle çalışan tüm modelleri Fring'le uyumlu çalışıyor. İleri teknolojili cep telefonlarına yüklenebilen ‘Fring’ adlı yazılım sayesinde, internet üzerinden bedava konuşmak mümkün.
(PCNet)

Teknoloji harikası televizyon


Farklı boyutlarda tasarlanan ayna TV’de yayınları kaydetmek de mümkün
Önceki gün ziyaretçilere kapılarını açan dünyan en büyük teknoloji fuarı CES’te (Consumer Electronics Show) birbirinden yeni teknolojiler sergilenmeye devam ediyor. Tüketici elektroniği piyasasının son model ürünlerinin sergilendiği etkinlikte, aynalar ile LCD ekran teknolojisini buluşturan yeni bir ürün tanıtılıyor.
Ad Notam firmasının geliştirerek 'Mirror Image’ adını verdiği bu patentli teknoloji sayesinde ev, ofis veya farklı mekânlarda kullanılan aynalar, bundan böyle televizyon olarak da kullanılabilecek.
138 ekran ayna
Bugüne kadar birçok tasarım ve konsept ürüne konu olan 'ayna TV’ böylece kullanıcıların hayatına girmiş oluyor.
LCD ekran teknolojisinde yaşanan gelişmelerin ardından oldukça ince formda geliştirilen ürünler sayesinde aynada TV yayınlarını izlemek mümkün oluyor.
15 inçlik (38 ekran) boyuttan 65 inçe (165 ekran) kadar birçok farklı boyutta tasarlanan ürünlerin şu anda kullanılan ince ekranlı televizyonlara göre daha az enerji harcadığı belirtiliyor.
Yüksek çözünürlük
Gelişmiş çözünürlükte yayın kalitesi sunan yüksek tanımlı HD (High Definition) sistemleriyle uyumlu çalışan yeni model ürünler, bilgisayar ve internet bağlantısı özelliğini de destekliyor.
16 GB’lık yerleşik hafıza kapasitesine sahip olan aynalı televizyonlar bu sayede TV yayınlarının direkt olarak sisteme kaydedilip kullanıcının istediği an bu görüntüleri seyredebilmesini sağlıyor. Bunun için yayın teknolojisinin desteklenmesi gerekiyor.
Televizyonu kapat ayna olsun
Radyo frekanslı uzaktan kumanda sistemleriyle de uyumlu olan yeni model ayna televizyon oldukça ince formlu tasarıma sahip. Manyetik bağlantı sistemleri sayesinde aynaların üzerine yerleştirilen LCD ekranlar yüksek kalitede görüntü desteği sunuyor. Ayna üzerinde kullanıcı açtığı zaman aktif duruma geçen televizyon yayınları, kapatıldığı anda kaybolarak yerini aynaya bırakıyor. haber7

Cep telefonundan hangi yol açık öğren

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yaşanan trafik çilesine "açık yolu bul" çözümü sağlamak üzere, "CepTrafik" uygulaması başlattı. Uygulamayı Kadir Topbaş tanıttı.
İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Turkcell işbirliğiyle gerçekleştirilen ve mobil telefonlardan trafik durumunun öğrenilebildiği "CepTrafik Projesi" hizmete girdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, gelişen teknolojiye bağlı olarak cep telefonu ve internet kullanımının geniş bir tabanına yayıldığı belirterek, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak mobil teknolojiden yararlanarak yeni bir hizmeti daha vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz. ’İBBCepTrafik’ adıyla hayata geçirdiğimiz proje, İstanbul halkının, cep telefonları üzerinden İstanbul trafiği ile ilgili anlık durum bilgilerine her an, her yerden ulaşmalarına imkan sağlayacak bir uygulama olacak" dedi.DÜNYAYA ÖRNEK: Turkcell ile projenin en yaygın kullanıma sahip Java programlama dili ile geliştirildiğini ifade eden Topbaş, "Cep telefonları ve cep bilgisayarları için dünyada örnek gösterilebilecek bir uygulamanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilmesi, belediyemize itibar kazandıran bir çalışma oldu" diye konuştu. Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin İstanbul trafiğini trafik kameraları ve sensörler aracılığıyla 7 gün 24 saat gözlemleyen bir Trafik Kontrol Merkezi bulunduğunu ifade ederek, bu merkezden elde edilen anlık verilerin işlenerek ve farklı verilerle birleştirilerek trafik durumu bilgisine dönüştürüldüğünü söyledi.175 KAMERADAN GÖRÜNTÜ: Anlık trafik durumu bilgisi ile İstanbulluların seyahat öncesi ve seyahat sırasında bilgilendirilmesi ile mevcut yol ağının daha etkin ve verimli bir şekilde kullanımını amaçladıklarını belirten Topbaş, "CepTrafik Projesi ile vatandaşlarımız bu anlık trafik durum bilgilerine her zaman ve her yerden cep telefonları aracılığıyla ulaşabilecek" dedi. Kadir Topbaş, uygulamanın kullanıcılara 175 trafik kamerası görüntülerine, sensörlerle elde edilen yollardaki anlık hızlara, seyahat edilecek iki nokta arasındaki seyahat süresi ve güzergah bilgilerine kullanışlı ve estetik bir harita uygulaması ile erişim imkanı vereceğini, ayrıca Trafik Kontrol Merkezinden kaza ve yol çalışması gibi önemli durumlarda yayınlanan mesajların da abonelere ulaştırılabileceğini dile getirdi.Kısa mesaj atan abone olabilecekKADİR Topbaş, "İBBCepTrafik" uygulamasına abonelik için "Turkcell 1530" kısa numarasına "IBBCEPTRAFIK" yazılarak mesaj gönderen İstanbullulara uygulamanın linkinin otomatik olarak gönderileceğini söyledi. Topbaş, gönderilen linke tıklayarak uygulamayı cep telefonlarına kurmanın basit bir şekilde gerçekleştirilebileceğini kaydetti.CepTrafik 3 ay bedava sonra ayda 3 YTL olacakİstanbul’daki trafik durumunu öğrenmek isteyen vatandaşlar "Turkcell 1530" kısa numarasına "IBBCEPTRAFIK" yazıp mesaj gönderdiğinde uygulamanın linki otomatik olarak cep telefonuna gelecek.Gönderilen linke tıklanarak "İBBCepTrafik" uygulaması cep telefonlarına indirilebilecek.Uygulama bir kere telefona kurulduktan sonra kolaylıkla kullanılabilecek ve programın ana mönüsünden "Trafik kameraları", "Yoğunluk haritası" ya da "Seyahat süreleri" seçeneklerinden biri seçilebilecek.Daha sonra İstanbul haritası üzerinde telefonun yön tuşlarıyla gezerek istenilen nokta kolayca seçilebilecek ve o noktadaki görüntü ve bilgilere ulaşılabilecek.İstanbullular uygulamaya mart ayına kadar GPRS üzerinden ulaşabilecek. Mart ayından itibaren yıl sonuna kadar abone olanlara ilk 3 ay bağlantı ücretsiz olacak.3 aydan sonra aylık 5 YTL olacak abonelik bedelinin yüzde 25’ini de İstanbul Büyükşehir Belediyesi alacak. hurriyet

Tasarım Nobeli bir Türk’e verildi

"Tasarımın Nobeli" sayılan ve dünyanın en prestijli yarışmalarından biri kabul edilen Uluslararası Tasarım Ödülleri (IDA 2007) yarışmasında bu yıl bir Türk ödül aldı. Ekim ayında New York’ta düzenlenen yarışmada ODTÜ Öğretim Üyesi ve Endüstri Ürünleri Tasarımcısı Dr. Hakan Gürsu ve ekibi "Volitan" adlı tekne tasarımıyla birincilik kazandı.YENİLİKÇİ-ÇEVRECİ Dr. Hakan Gürsu’nun "geleceğin en yenilikçi ve çevreci deniz aracı" nitelemesiyle ödüle layık görülen tasarımına Türkiye’de sadece Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ilgi gösterdi. Komutanlık brifing almakla yetinirken, resmi ve özel hiçbir sipariş gelmedi. Ancak Rusya, Avustralya ve Fransa’dan birçok şirketten sipariş geldi. Geminin maliyetinin, siparişin niteliğine göre değiştiği öğrenildi. PETROL KULLANMIYOR Yarışmada, hem deniz araçları, hem de tüm ulaşım araçları dalında, 1438 projenin içinde birinci olan sıradışı tasarımın sahibi Dr. Gürsu, Türkiye’de ilgi görmemekten yakındı. Gürsu, Hürriyet’e şunları söyledi:"Bu tasarım ülkemiz için çok önemli. Petrol kullanmadan, kendi enerjisini kendi üreten bir araç. Rüzgar ve güneş enerjisi ile çalışıyor. Çevre kirliliğini önlüyor. Denizcilikte yakıt maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu da düşünürsek, önemini daha iyi anlayabiliriz. Bu tasarımla petrol bağımlılığını ortadan kaldırıyoruz."DENİZ KUVVETLERİ Dr. Gürsu, ödülü alıp Türkiye’ye döndüklerinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın kendilerini ilk tebrik eden olduğunu belirtterek sölerini şölme sürdürdü: "Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan bir ekip, üniversitemize gelerek benden brifing aldı. Onların gösterdikleri bu nazik davranışı hiçbir zaman unutmayacağım. Ancak bunun dışında hükümetten ve siyasilerimizden herhangi bir tebrik almadım. Bu bir zihniyet meselesidir. Bilime ülkemizde ilgi gösterilmiyor. Bu olayın sadece benim başıma gelmediğini biliyorum ve hiç dert etmiyorum. Beni kimin arayıp, kimin aramadığının da hesabını yapmıyorum. Ben ülkem için güzel ve önemli bir projeye imza attım. Yarışmada ödül yerine bir yıllık tanıtımınızı üstleniyorlar. En saygın müzelerde Volitan sergilenecek. 100 bin tirajlı bir kitap basılıp dünyaya dağıtılacak." VOLİTAN NEDİR?Volitan, güneş ve rüzgar enerjisi kullanarak hareket eden, deniz suyundan tatlı su çevrimini gerçekleştiren, karbondioksit atık üretmeyen, geleceğin alternatif teknelerinden biri olarak tasarlandı. Güneş panellerini yelken olarak kullanan tekne, dışında yer alan 2 adet hareketli elektrik motoruyla destekleniyor. 32 metre boyundaki Volitan, nokta dönüşü yapabilen ilk deniz aracı. Volitan’ın ömrü 80 yıl. 12 kişinin çok rahat yaşayabileceği, lüks yat konforuna sahip.hürriyet

Pendik'e teknoloji parkı geliyor

TBMM İçişleri Komisyonunda, Pendik'e teknoloji parkı kurulmasına ilişkin tasarı benimsendi.
Tasarı, Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı alanı içindeki her türlü arsa ve araziler ile bunlar üzerinde bulunan bütün yapıların iyileştirilmesini, tasfiyesini, yenilenmesini, geliştirilmesini kapsıyor.
Bölgede konut, ticaret, sanayi, rekreasyon, teknik altyapı, sosyal donatı alanları ve diğer ileri teknoloji yatırımları için proje geliştirilmesi, arazi ve arsa düzenlemesi ile devirleri, kamulaştırma işlemleri de dahil olmak üzere yapılacak her türlü iş ve işlemler tasarıda düzenleniyor.
Buna göre, Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı alanı içinde Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar, bu amaçla kullanılmak üzere bedelsiz olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesine devredilecek.
Belediyenin talebi üzerine, ilgili tapu sicil müdürlüğü, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın resen tescil işlemini gerçekleştirecek.
Belediye, proje alanında yer alan taşınmazları, Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkının yapımı ve işletilmesi için kurulacak olan yönetici şirkete Belediye Meclisi kararıyla ayni sermaye olarak koyabilecek, 49 yıla kadar tahsis veya aynı süreyle sınırlı ayni hak tesis edebilecek. Bu işlemlerin yapılmasında, Devlet İhale Kanunu hükümleri uygulanmayacak.
Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı alanının 1/5000 ölçekli nazım imar planları ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları, Büyükşehir ve Pendik Belediyesi tarafından hazırlanacak.
Yapılacak her türlü yapının yapım ruhsatı, Belediye tarafından verilecek.
Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı alanında kalan mevcut gecekondu ve diğer yapıların tasfiyesi ile tasfiye edileceklerin başka alanlara yerleştirilmesi işlemini, Büyükşehir Belediyesi yapacak.
Bu alan içinde kalan şahıs mülkiyetleri ile ilgili kamulaştırma işlemlerini de Büyükşehir Belediyesi yapacak. Bu alanlarda yapılacak kamulaştırmalar, ayrıca Bakanlar Kurulu kararı alınmasına gerek kalmaksızın, acele kamulaştırmalardan sayılacak.
Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı alanında kurulacak olan yönetici şirketin kuruluşu için, Pendik Belediyesinin kurucu ortak olmasında ayrıca Bakanlar Kurulu izni alınması şartı aranmayacak.
Projenin yapılacağı alandaki gecekondularda oturanlar, yaptırılacak sosyal konutlara taşınacak.
Pendik Kentsel Dönüşüm ve İleri Teknoloji Parkı Projesi Kanunu Tasarısı, daha sonra esas komisyon olan TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda görüşülecek.

LG den Antivirüslü flash bellek


Maksimum güvenlik için LG'nin ''Vaccine'' adını verdiği USB flash belleği bilgisayarınıza taktığınız andan itibaren PC nizi korumaya başlıyor. Bunun için auto-run özelliğini kullanıyor.
Gerçek zamanlı tarama yapabilen USB, veri trafiği kontrolünü kesintisiz sürdürüyor ve istediğiniz zamanda tarama yaptırıp hasarlı dosyalarınızı silebilir ya da tamir edebilirsiniz.
İnternetten ücretsiz olarak yüklenen firmware'ler ile güncelliğinizin devamlılığını sağlıyabiliyorsunuz. İki yıl lisans ile gelen antivirüs bu süre boyunca USB ile kullanılıyor. Sürenin bitiminde ise lisansınızı piyasa fiyatından daha ucuza yenileme imkanınız var. 7 MB/s okuma ve 5 MB/s yazma hızı olan belleğin 512MB ile 8GB arasında değişen kapasiteleri bulunmakta.
Bir kaynakta LG'nin daha önce de kullandığı parmak okuma sisteminin bunun üzerinde de bulunduğu belirtilmiş ilgilenenlere duyrulur. Ürünün satışı ülkemizde heniz yok, bunun çok uzun sürmeyeceği söyleniyor..

PSP'ye Skype geldi

Sony, taşınabilir oyun konsolü PSP'de Skype kullanma fonksiyonu ile ilgili haberleri doğruladı.Tüm dünyada kullanıcılarıyla ücretsiz görüşme yapma imkanı tanıyan Skype, artık PSP üzerinden de kullanılabilecek. Ocak ayının sonunda yapılacak bir sistem güncellemesiyle PSP sahipleri Skype kullanıcıları ile ücretsiz konuşabilecekler. Benzer şekilde Skype'ye ödenecek belli bir ücret karşılığında ev, iş ya da cep telefonları ile görüşme de yapılabilecek.

MintondanYıkanabilir klavye


Windows98/Me/2000/NT/XP Minton'dan Dünyada geliştirilen en son teknolojileri Türk kullanıcısına en iyi kalite ve en uygun fiyat anlayışıyla sunmayı kendisine temel ilke edinen Minton, MKB 1014 bilgisayar klavyesiyle teknoloji ve modayı bir arada görmek isteyenlere hitap ediyor.
En son teknolojik ürünleri trendlere uygun bir şekilde tüketiciye sunan Minton, yeşil, pembe, turuncu ve mavi gibi renklerden hazırlanan, dilediğinde yıkanabilen bu şeker gibi klavyelerle çalışma ortamınızı renklendiriyor.
Windows98/Me/2000/NT/XP versiyonları ile uyumlu,USB arabirim; PS/2 giriş adaptörü,USB uzatma kablosu ile fonksiyonel olarak her türlü donanıma sahip olan Minton MKB 1014, elastik yapısıyla kullanıcıya büyük kolaylık sağlıyor.
Yıkanabilir ve hijyenik yapısı, esnek ve portatif oluşuyla sudan ve tozdan etkilenmeyen MKB1014, siyah, mavi, pembe, yeşil, turuncu, beyaz renk seçenekleriyle bilgisayarda geçirdiğiniz zamanı daha eğlenceli kılıyor.haber7

'Blogger'lara özel cep telefonu


İnternette zaman zaman gazetecilerden daha hızlı haber verebilen 'blog' yani web günlüklerine rastlıyoruz.
'Blogger' yani 'blog'cular, teknolojinin desteğiyle şimdi mobil oldukları anlarda da blog yazabiliyorlar. Samsung'un L760 model yeni cep telefonu, mobil blog özelliğiyle 'blogger'lara istenilen her yerden bloglarını güncelleyebilme avantajı sağlıyor.
Çektiğiniz resim ve videoları Youtube, FaceBook ve Flicker gibi web sitelerinde bulunan hesabınıza telefon üzerinden yükleyebiliyorsunuz. Samsung L760, RDS destekli FM Radyosu, 2.0 megapiksel kamerası ve üzerinde çokça konuştuğumuz 3G teknolojisiyle farklı bir ürünYenişafak

Dünyadan ve Türkiye'den internet istatistikleri

İnternet pazarlama alanında faaliyet gösteren bir firmanın hazırladığı ''Dünya ve Türkiye İnternet Raporu 2007'' raporuna göre, Türkiye, etkin internet kullanıcı sayısı açısından dünya sıralamasında 16. sırada yer alıyor. ''İnternet Kullanıcı Adedine Göre Tüm Dünya Performansı''nın sıralandığı rapora göre, dünyada nüfusun yüzde 16.9'u, yani 1 milyar 114 milyon 275 bin kişi internet kullanıyor. İnternet kullanımının son bir yılda yüzde 208 arttığı dünyada internet kullanıcılarının; - yüzde 35.8'i Asya'da (398.7 milyon kişi), - yüzde 28.3'ü Avrupa'da (314.8 milyon kişi), - yüzde 20.9'u Kuzey Amerika'da (233.1 milyon kişi), - yüzde 8.7'si Güney Amerika'da (96.3 milyon kişi), -yüzde 3'ü Afrika'da (33.3 milyon kişi), - yüzde 1.7'si Orta Doğu'da (19.4 milyon kişi), - yüzde 1.6'sı ise Avustralya'da (18.4 milyon kişi) yaşıyor. Bölgeler arasında internet kullanıcılarının nüfusa oranı açısından Kuzey Amerika yüzde 69.7 ile ilk sırada yer alırken, bu bölgeyi yüzde 53.5 ile Avustralya, yüzde 38.9 ile de Avrupa izliyor. İnternet gelişim oranı bir yıl öncesine göre yüzde 638 artsa da hala nüfusunun sadece yüzde 3.6'sı internet kullanıcısı olan Afrika ise internet yaygınlığının en az olduğu bölge. İNTERNETİ EN ÇOK KULLANAN ÜLKELER Dünyada kullanım oranı açısından en fazla performans gösteren ülkeler ve bölgeler arasında ise - 258 bin kişinin internet kullandığı 299 bin nüfuslu İzlanda, - yüzde 86.3'lük kullanım oranıyla ilk sırada yer alıyor. - 9.1 milyon nüfuslu İsveç, 7 milyon etkin internet kullanıcısı ve yüzde 75.6'lık oranla ikinci sırada, - 4.2 milyon olan nüfusun 3.2 milyonunun interneti kullandığı Yeni Zelanda ise yüzde 74.9'la üçüncü sırada bulunuyor. Bu ülkeleri sırasıyla Portekiz, Hollanda, Avustralya, ABD, Danimarka, Hong Kong ve Lüksemburg izlerken, Türkiye ise bu tabloda yüzde 21'lik oranla 61. sırada bulunuyor. İNTERNET KULLANICI SAYISI EN FAZLA OLAN ÜLKELER İnternet kullanıcı sayısı açısından, ''internetin kalbi'' olarak nitelendirilen ABD'nin 211 milyon kullanıcıyla birinci sırada olduğu dikkati çekiyor. İnternet ve bilişim sektörünün yeni merkezi olmasına rağmen internetin halka yeteri kadar ulaşmadığı, internet kullanıcısının nüfusuna oranının yüzde 10.4 olduğu Çin ise 137 milyon internet kullanıcısı ile ikinci sırada bulunuyor.Çin'i 86.3 milyon kullanıcıyla Japonya, 50.4 milyon kullanıcıyla Almanya, 40 milyon kullanıcıyla Hindistan, 37.6 milyon kullanıcıyla İngiltere takip ediyor. Türkiye 16 milyon 7 bin 200 olan etkin internet kullanıcısıyla 16. sırada yer alıyor. İNTERNET GELİŞİM HIZI Dünyada internet gelişimi hızla devam ederken, özellikle Afrika ve Asya ülkelerinde bir yıl öncesine göre gelişim oranının daha fazla olduğu gözleniyor. Nüfusun çok az bölümünün internetle uğraştığı ülkelerde, internete gösterilen küçük oranlardaki ilgi, kullanım gelişim oranlarında büyük yükselişlere neden oluyor. İNTERNETTE EN FAZLA KULLANILAN 10 DİL İnternetin dili İngilizce olarak bilinse de son yıllarda bu alana daha fazla ilgi gösteren ülkelerin kullanıcılarına yönelik o ülkeye ait dil destekli içerikler de oluşturuluyor. Sanal ortamda 328.6 milyon kişiye hitap eden İngilizce, yüzde 29.5 oranla internette hala en fazla kullanılan dil olma özelliğini korurken, internette hızlı atağa kalkan Çin, Çince içerikli web sitelerini de hizmete sunuyor. Çin'deki ''aç kullanıcı''nın ilgisini çekmek isteyen dünya çapındaki siteler ekstra dil hizmetleri arasında Çince içerikleri de eklemeye başladı. 159 milyon kişinin yararlandığı Çince siteler, internet kullanıcılarının yüzde 14.3'üne hitap ederken, internette en fazla kullanılan 10 dil arasında İngilizce ve Çince'nin ardından sırasıyla İspanyolca, Japonca, Almanca, Fransızca, Portekizce, Korece, İtalyanca ve Arapça bulunuyor. 15 YILDA 11 KAT ARTTIRaporu hazırlayan Aytaç Mestçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada internete bağlı bilgisayar sayısının 1992 yılında bir milyon iken günümüzde 1 milyar 115 milyona ulaştığını, bu sayının bilişim dünyasındaki gelişimin en basit örneği olduğunu belirtti. İnternetin 15 yıl önce üniversiteler ve askeri üslerle önemli birkaç kuruluş tarafından kullanıldığına işaret eden Mestçi, özellikle kalkınmaya yeni yeni başlayan ülkelerin internet kavramıyla tanışmaları ve bilişim sektöründeki yenilikler sayesinde internetin artık hayatın vazgeçilmez parçası haline gelmeye başladığını kaydetti. haber7

Almanlar Türk mucidin peşinde

Yiğit'in projesini uygulanabilir bulan bir Alman holding, kendisini Almanya'ya davet etti.
Nevşehir'de uzun yıllardır bilişim sektöründe çalışan meslek lisesi mezunu Ali Yiğit, 5 yıl önce dünyada çok fazla yaygın olarak kullanılmadığına inandığı deniz ulaşımında insanlığın hizmetine hem normal deniz taşıtlarından daha hızlı ve aynı zamanda daha güvenli bir araç tasarlamayı planladığını söyledi.
Yiğit, bu aracı tasarlarken daha önce belgesellerde izlediği ve Güney Amerika sahillerinde yaşayan yarım perde ayaklı kertenkelelerden ilham aldığını ve bu kertenkelelerin su üzerinde kuyruklarıyla denge sağlayarak yürüyebilmesini araştırarak bunu projesinde uyguladığını belirtti.
Yiğit, önce bilgisayar ortamında daha sonra da yaptığı maketle küçük bir havuzda denediği aracını 100 kişi kapasiteli olarak tasarladığını ve saatte 250 kilometre hıza ulaşabildiğini açılayarak, "Bu proje için 5 yılımı verdim ve sürekli olarak çalıştım.
En büyük ilham kaynağım ise kertenkeleler. Güney Amerika sahillerinde bulunan yarım perde ayaklı bu kertenkeleler su üzerinde rahatlıkla yürüyebiliyor. Bunu büyük bir deniz aracı üzerinde uygulamaya karar verdim. Şu anda kullanılan deniz toplu taşıma araçlarına göre hem daha hızlı hem de daha güvenli" dedi.
Projesine patent almak için gerekli başvurusunu yaptığını ve daha sonrasında Türkiye'den ve yurt dışından bazı firmaların kendisiyle görüşme talebinde bulunduğunu ifade eden Ali Yiğit, deniz ulaşım araçları üzerine çalışmalar yapan ve ismini açıklamak istemediği Alman bir firmanın kendisiyle İstanbul'da bir görüşme yaparak projesi hakkında bilgiler aldığını söyledi.
Projesini inceleyen Alman şirketin bunu uygulanabilir bulduğunu ve proje üzerinde çalışmak için kendisini Almanya'ya davet ettiğini söyleyen Yiğit, "Holding yöneticileri ile İstanbul'da bir görüşmem oldu ve daha sonra beni Almanya'ya davet ettiler. Şu anda teknik danışmanım Almanya'da görüşmeleri sürdürüyor. İlerleyen günlerde ben de Almanya'ya giderek projenin hayata geçirilmesi için start vereceğiz" diye konuştu.
'Jetkay' adını verdiği deniz toplu taşıma aracının çalışma sistemi hakkında çok fazla teknik bilgiler vermek istemediğini kaydeden Ali Yiğit, proje maliyetinin ise henüz tam olarak netleşmediğini dile getirdi. haber7

Kingston'dan 4 GB'lik flash bellek


Fountain Valley, CA – (Aralık 2007) --Kingston® Technology Company, Inc., Dünyanın en büyük bağımsız bellek üreticisi Kingston Technology, DataTraveler Mini Fun ve DataTraveler Mini-Migo Edition USB Flash sürücülerin 4 GB’a kadar kapasitlerle piyasaya sürüldüğünü duyurdu. DT Mini Fun ürünü ayrıca daha önce içinde bulunan Big Fish Game oyunu Atlantis’e ek olarak tüm dünyada popüler olan Sudoku oyununu da içinde barındırıyor. “Kingston, DataTraveler Mini Fun’ı piyasaya ilk sürdüğünde, DT Mini Fun türünün en küçük örneği olarak bir kaç oyun arasında en kolay taşınabilirlik sunan üründü.” diyen Kingston Flash Bellek Ürünü Müdürü Joe Teng 4 GB’lık kapasiteyle DT MiniFun’ın yüksek performanslı oyun keyfinin yanısıra daha çok veri depolama imkanı sunduğunu sözlerine ekledi. DT Mini-Migo Edition ise kullanıcılara farklı PC’lerde güvenle çalışma özgürlüğü sunuyor. Migo kullanıcının kendi bilgisayarı ile senkronize edildiğinde email içeriklerini, favori internet linklerini, ayarları, tarihçeyi, cooki’leri, doküman ve dosyaları kopyalıyor. Sürücü bu sayede, kullanıcının istediği herhangi bir bilgisayarda sanal olarak kendi masaüstünü yaratmasına imkan tanıyor. Tüm veriler sürücü üzerinde olduğu için, kullanıcı geçici olarak kullandığı PC’den sürücüyü çıkardığı anda geride hiçbir veri veya iz kalmıyor. DT Mni-Migo Edition’ın işinden veya evinden uzak çalışmak durumunda kalan profesyoneller ve tüketiciler için ideal olduğunu söyleyen Joe Teng, Dt Mini-Migo Edition’un sayısız büyük ölçekli dosyayı yönetebilme kapasitesiyle kullanıcının kendi masaüstünü yanında taşımasına izin veren en küçük ve en güçlü sürücü olduğunu da sözlerine ekliyor. DataTraveler Mini Fun Özellik ve Spesifikasyonları • Kullanışlı : Kolay taşınabilirlik için küçük ebatlara sahip • Basit : USP Portuna kolayca takılıyor ve çalıştırılıyor • Fonksiyonel : Sudoku ve Atlantis oyunlarıyla birlikte satışa sunuluyor. • Kapasiteler : 1GB, 2GB, 4GB • Ebat : 38mm x 19mm x 8mm • Çalışma Isısı : 0-60 C arası • Uyumlu : Hi-Speed USB 2.0 spesifikasyonları ile uyumlu • İşletim Sistemleri: Windows Vista, Win2000, WinXP, MacOS 10.x ve üzeri, Linux Kernel 2,4 ve üzeri • Ekli oyunlar Windows Vista, XP, 2000 ve DirectX 8.0’I desteklemektedir. • Garantili : 5 yıl garanti DataTraveler Mini-Migo Edition Özellik ve Spesifikasyonları • Kullanışlı : Kolay taşınabilirlik için küçük ebatlara sahip • Basit : USP Portuna kolayca takılıyor ve çalıştırılıyor • Fonksiyonel : Windows tabanlı sistemlerle uyumlu Migo yazılımı yüklenmiş şekilde satılıyor. • Kapasiteler : 1GB, 2GB, 4GB • Ebat : 17.85mm x 36mm x 10.24mm • Depolama Isısı: -20 - 85 C arası • Uyumlu : Hi-Speed USB 2.0 spesifikasyonları ile uyumlu • Dil desteği : Migo İşletim dili İngilizce, İspanyolca, Fransızca, İtalyanca, Almanca ve basit, gelenkesel Çince’yi desteklemektedir. • Migo İle Desteklenen İnternet Tarayıcılar: Microsoft Internet Explorer (5.0 ve üzeri), Mozilla Firefox (1.5 ve üzeri), Email Programları: Microsoft Outlook Express (5.0 ve üzeri) Mozilla Thunderbird (1.5.0.5 ve üzeri) • İşletim Sistemleri: Windows Vista*, WinXP (SP1 ve üzeri), Win2000 (SP3 ve üzeri), MacOS 10.x ve üzeri (Migo uyumlu değildir) • Garantili : 5 yıl garanti *Windows Vista ReadyBoost desteklenmemektedir. Listenen kapasiteler veri depolama için değil formatlama ve diğer fonksiyonlar içindir. Daha ayrıntılı bilgi için lütfen www.Kingston.com/flash_memory_guide adresindeki Kingston Flash bellek kılavuzunu inceleyiniz. KINGSTON TECHNOLOGY HAKKINDA
Kingston Technology, dünyanın en büyük bağımsız bellek üreticisidir. Kingston, masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar, sunucular, printerlar için bellek ürünleri, PDA cihazlar, mobil telefonlar, dijital fotoğraf makineleri ve MP3 çalarlar için de Flash bellekler tasarlamakta, üretmekte ve tüm dünyaya satış ve dağıtımını gerçekleştirmektedir. Kaliforniya, Malezya, Tayvan ve Çin'de üretim tesisleri bulunan Kingston'un Birleşik Devletler, İngiltere, Avrupa, Rusya, Avustralya, Yeni Zelanda, Hindistan, Tayvan, Çin ve Latin Amerika'da da satış ofisleri bulunmaktadır. Kingston hakkında detaylı bilgi için www.kingston.com.tr'yi ziyaret edebilirsiniz.HABER 7

Yeni Xbox geliyor

Microsoft bu senenin sonbaharında oyun konsolunun yeni bir sürümünü pazara sunmak istiyor. Dedikodulara göre bu sürüm PS3 ile ciddi anlamda rekabet oluşturabilecek.
İlk teknik detayla ise şöyle: HDMI arayüzü üzerinden Full-HD (1080p), WLAN, HD-Sound, bir HD-DVD sürücü ve 320 GB büyüklüğünde bir sabit disk. 65 nm üretim süreci sayesinde Xbox Ultimate daha az ısı oluşturacak ve böylece daha basit bir soğutma sistemi ile gelecek. Bu durum oyun konsolunun neredeyse sessiz olacağı anlamına geliyor.
Bunun dışında bir IPTV hizmeti de cihaza entegre edilecek. Bu sayede kullanıcılar internet üzerinden TV seyredebilecek.
Fiyat ve bulunabilirlik konusunda henüz bir açıklamada bulunulmadı

Navigasyona Türk imzası:

Türk mühendisleri tarafından üretimi gerçekleştirilen araç navigasyon cihazı, Türkçe yönlendirmeyle sürücüyü ulaşmak istediği adrese götürüyor. Odit A.Ş. Yazılım Geliştirme Uzmanı Ali Selman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''yol rehberi'' olarak da adlandırılan navigasyon cihazları sektörünün, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de her geçen gün geliştiğini ifade etti.
Selman, sektörde 2003 yılından bu yana faaliyet gösterdiklerini belirterek, Unicode Yazılımla birlikte geliştirdikleri yüze 100 Türk üretimi ilk navigasyon cihazı olan ''Bulbul B90''ı, Eylül ayından itibaren piyasaya sunduklarını kaydetti. Portatif bir cihaz olan Bulbul B90'ın, üzerinde cep telefonlarında da kullanılan batarya bulunduğunu ve araç çakmağından şarj edilebildiğini kaydeden Selman, aracın ön camına vakum sistemiyle yapıştırılarak kullanıldığını bildirdi.
Cihazın ithal rakiplerinden ayrılan en önemli özelliğinin, sürücüyü belirttiği adrese Türkçe seslendirmeyle götürmesi olduğunu vurgulayan Selman, şöyle devam etti: ''Özel kalemiyle dokunmatik ekranda istenen adres yazıldığında gidilmesi gereken yolu hesaplayıp, sürücüyü hem ekranda göstererek hem de Türkçe konuşarak yönlendiriyor. Eğer yolun kapalı olması gibi bir nedenle cihazın belirlediği yoldan sapılırsa, hemen yeni bir yol hesaplaması yapıyor. Ayrıca, yapay zeka özelliğiyle, sürücünün tercih ettiği yolları öğrenip, gidilecek yolu önerirken buna göre hareket ediyor.''
-EN GÜNCEL HARİTAYA SAHİP-
Selman, Bulbul B90'da yüklü haritanın, üzerindeki isimlerde ''ı, ğ, ş'' gibi Türkçe karakterlerin kullanıldığı en güncel Türkiye haritası olduğunu da ifade ederek, şöyle devam etti: ''Uluslararası standartlarda hazırladığımız haritaları kullanıyoruz. Avrupa'nın en büyük dijital harita üreticisi Navteq, Türkiye'de bizim haritalarımızı kullanıyor. Harita, Türkiye'nin tüm kara yollarının yanı sıra 29 büyük ilin tüm cadde-sokak-pafta detayları ve 100 binin üzerinde güncel alışveriş merkezi, restoran, hastane, okul, sağlık kuruluşu gibi noktalarını içeriyor. Bu haritaları her ay güncelliyoruz ve internet sitemizden indirilerek, Bulbul B90'a yüklenebiliyor.'' Selman, üzerindeki 2 GB kapasitesindeki karta yüklenen film ve müzik parçalarını da oynatabilen cihazın fiyatının 499 YTL olduğunu, internet alışveriş siteleri aracılığıyla da satıldığını kaydetti.
haber7

Bimeks'ten hediye dolu fotoğraf yarışması

Bimeks Teknoport 1. Yaş etkinlikleri çerçevesinde Bimeks, Fotofanclub işbirliği ile 5 Ocak - 3 Mart 2008 tarihleri arasında düzenlediği 'değerlerimiz' konulu fotoğraf yarışmasında fotoğrafseverleri bir araya getiriyor.
Fotoğraf tutkusunu içinde yaşatan her yaşta profesyonel ve amatör tüm fotoğrafseverler bu yarışmada buluşuyor. Türkiye'nin dört bir yanında bize miras kalmış tarihi değerler, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin sayısız doğal zenginlikleri, toplumsal yaşamımızın vazgeçilmezleri, geleneklerimiz, göreneklerimiz, bayramlarımız, düğünlerimiz, yemeklerimiz, el sanatlarımız, insanımız… Bizi biz yapan tüm değerlerimiz bu yarışmanın konusunu oluşturuyor.
Ülkemizin tarihi, doğal ve kültürel değerlerini unutulmaz karelerde yakalayan fotoğrafseverleri muhteşem ödüller bekliyor. Bimeks Teknoport'un 1. yıldönümüne özel düzenlenen fotoğraf yarışmasında birinci Apple iMac 20'' masaüstü bilgisayar ve Apple Aperture 1.5 profesyonel fotoğraf işleme yazılımı, ikinci Pentax K100D D-SLR dijital fotoğraf makinesi ve üçüncü Kodak Easyshare EX1011 10" dijital fotoğraf çerçevesi ile ödüllendirilecek. Yarışmada ayrıca ilk üç dışında dereceye giren katılımcılara sıralamaya göre 2 adet Western Digital Taşınabilir HDD ve 5 adet HP foto yazıcı hediye edilecek. Jüri Özel Ödülü olarak Toshiba Satellite A200-1VL dizüstü bilgisayar ve ilk 100 kişiye 180 YTL değerinde FotoFanClub Platin üyelik ile yarışmaya katılan herkese 40YTL değerinde FotoFanClub 1 yıllık Silver üyelik hediye edilecek.
Vahşi Yaşam Fotoğrafçısı Süha Derbent, Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Emre İkizler, Moda ve Reklam Fotoğrafçısı Tamer Yılmaz ve Erhan Kaya gibi birçok fotoğraf ustasının jüride yer aldığı yarışmanın sonuçları 12 Mart 2008 tarihinde www.bimeks.com.tr ve www.fotofanclub.com adreslerinde açıklanacak. Tüm Bimeks mağazalarından yapacağınız alışverişlerde alacağınız fatura üzerindeki yarışma kodunu kullanarak www.fotofanclub.com adresinden hesabınızı aktive edip yarışmaya fotoğraf gönderebilirsiniz. Yarışma ile ilgili detaylı bilgiyi www.bimeks.com.tr adresinden edinebilirsiniz.

Türk profesörden harika buluş!

İstanbul Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Oğuz Okay ve ekibinin su yüzeyindeki petrol ve türevlerini emen buluşu, bilim dünyasında heyecan yarattı.
Ağırlığının 25 katı petrol emen kauçuk esaslı sünger (sorbent) kazalar sonrası petrol atıklarını kısa sürede temizleyerek, çevre felaketlerini önleyecek.
PROF. Dr. Oğuz Okay ile doktora öğrencisi Deniz Ceylan’ın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Polimerik Jeller Araştırma Laboratuvarı’nda geliştirdiği süper emici madde (sorbent), batmadan su yüzeyinde durarak gözenekleri ve moleküler yapısı nedeniyle sadece petrolü emiyor.
Denize yayılan petrol ve türevlerinin daha önce de mekanik olarak suyun yüzeyinden alınabildiğini belirten Prof. Dr. Okay, "Talaşı bile koysanız petrolü tutabilir. Ama petrolün tamamen sudan ayrılmasını sağlamaz.
Yeni ürettiğimiz sorbent, petrolü emiyor ancak deniz suyunu emmiyor. Altyapı çalışmalarımız 2000’de başlamıştı. 2001’de TÜBİTAK, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi ortak çalışmasıyla kauçuk esaslı emici bir sorbent üretip uluslararası patentini almıştık. Ancak emişi çok yavaştı. Petrol ve türevlerini 1 haftada emebiliyor ve tekrar kullanılamıyordu.
Geliştirdiğimiz yeni sorbentin ise 1 gramı 25 gram petrolü 1 dakika içinde emiyor. Bu ürünün patent başvurusunu da 2007 Mart ayında yaptık" dedi.
BOĞAZ’DA UYGULANACAK
Prof. Dr. Oğuz Okay, TÜBİTAK’ın 459 bin YTL ile destek verdiği projenin, İstanbul Boğazı’nda petrol bakımından tehlikeli bölgelerin saptanmasının ardından buralarda kullanılacağını söyledi. Büyük sorbentlerin bir geminin arkasına takılarak riskli bölgelerdeki petrol ve türevlerini toplayabileceğini belirten Okay, şunları söyledi: "Sorbent petrole doyduktan sonra denizden çekilerek bir makine yardımıyla sıkılabilir.
Geri verdiği petrol ve türevleri de bir depoda toplanır. Sorbent tekrar tekrar kullanılabildiği için çalışmalar hızlı bir şekilde tamamlanır."
Prof. Dr. Oğuz Okay’ın buluşu ile ilgili makalesine, Amerikan Kimya Derneği’nin "Macromolecules" dergisi de yer verdi.
Yılda 2 milyar ton petrol denizden taşınıyor
Türk boğazlarından yılda yaklaşık 150 milyon ton petrol geçerken, dünya denizlerinde her yıl yaklaşık 2 milyar ton petrol taşınıyor. Kaçınılmaz olarak deniz kazaları da meydana geliyor.
Son bir ayda Rusya ve Güney Kore’deki petrol tankeri kazalarında yaklaşık 20 bin ton ham petrol denize yayıldı. Petrolün çevredeki canlıların yaşamını etkilemesini setlerle engellenmeye çalışıldı. Ama yeteri kadar başarılı olunamadı.

NETSCAPE ARAMIZDAN AYRILIYOR

Reklama dayalı mevcut iş modeli çercevesinde, Netscape'e yatırımının karlı olmadığını açıklayan AOL, Şubat ayı itibari ile desteklemeye son vereceğini açıkladığı tarayıcının en azından arayüzünü kullanmak isteyenlerin Firefox kullanabileceğini de duyurdu. Netscape'i nostaljik olarak yaşatmak isteyenlerin Firefox'taki Netstripe eklentisi ile Netscape arayüzünü kullanabileceğini açıklayan AOL, Netscape.com portalının ise yayınına devam edeceğini belirtti.
Microsoft'un, Windows ile gerçekleştirdiği PC devriminin bir benzerini, internet devrimi ile ortaya koyan Netscape, tarayıcı pazarının lideri olduğu dönemdeki, Internet Explorer ile yaşadığı sert rekabet ile hatırlanıyor.Teknolatte

TÜRKSAT'dan süper ucuz internet

TÜRKSAT A.Ş'den yapılan yazılı açıklamada, kablo internette, farklı hız ve kapasitelerde indirimler yapıldığı belirtildi.
''Gerçek genişbant'' internet hizmetinin aylık 10 YTL'ye indirildiği ifade edilen açıklamada ''256 KB'den 6 Mbps'e kadar çok seçenekli genişbant internet hizmeti sunan Türksat A.Ş, internet tarifelerindeki kotalı internet tercihi ile Türkiye'de ilk defa, kullandığınız kadar ücret ödeme imkanı tanıyor'' denildi.
Açıklamada, yeni tarife ile ilgili bilgi almak ve abonelik için vatandaşların ''4440126'' numaralı çağrı merkezleri ve www.kablotv.com.tr internet adresine başvurabileceği bildirildi.
Açıklamaya göre, Türksat kablo internet kampanya tarifeleri şöyle:
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=631702

Türk araştırmacılar 'Gen tabancası' yaptı

Türk bilim adamları, dünyada sadece birkaç üreticisi bulunan bitki ve hayvan biyoteknolojisi çalışmalarında kullanılacak ''gen tabancası'' üretti.
Yeni teknoloji, bitkilere ve hayvanlara gen transferi yoluyla direnç kazandırmaktan, ''yenilebilen aşı'' çalışmalarına kadar pek çok çalışmada kullanılacak.
AA muhabirinin cihaz ile ilgili sorularını yanıtlayan ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, projelerinin üç yıl önce başladığını ve TÜBİTAK-TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) ve KOSGEB tarafından da desteklendiğini söyledi.
Gen silahının, canlı hücrelere gen aktarabilmeye yaradığını anlatan Öktem, silahın tek ya da çok hücreli organizmalarda başarıya ulaştığını bildirdi.
Gen tabancasının BİOLAB Firması ile ortak yürütülen bir çalışma sonucunda iki yıl süren AR-GE çalışmaları ile 10 kişilik bir ekip tarafından üretildiğini anlatan Öktem, gen tabancasının ticarileşmesi için ODTÜ Teknopark'ta bir firma kurduklarını belirtti.
Gen tabancasının dünyada sadece bir kaç firma tarafından, Türkiye'de ise ilk kez ODTÜ ve BİOLAB şirketi ortaklığı ile üretildiğini ifade eden Öktem, şunları kaydetti:
''Yaklaşık iki yıl önce, kendi aramızda konuşurken, dedik ki 'Bu aleti dünyada bir firma üretiyor biz neden üretmiyoruz'. Başladık ve 6 ay içerisinde ilk prototip ortaya çıkardık.
Kendisi de ODTÜ'lü olan, Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun Sinan Vasfi beyle ODTÜ Teknopark'ta OBİTEK firmasını kurduk. Tabancayı geliştirdik ve ticari hale getirdik. Yurt içinden iki araştırma merkezine satışını yaparken, yurt dışından da Rusya ve Çin ile bağlantıya geçtik. Halen sistem bir İngiliz firması tarafından da dünya çapında pazarlanmaktadır.
Teknolojiyi BİOLAB ve OBİTEK Firmaları ile geliştirirken gen transferi çalışmaların da ODTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Meral Yücel'in katkıları olmuştur.''
''SU DOLU BALONA GENLE KAPLI MİSKET ATMAK''
Canlı hücrelere istenilen geni aktarmayı başardıklarına işaret eden Öktem, milimetrenin binde biri oranında çalıştıklarını söyledi. Öktem, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Gen tabancasıyla yaptığımız, su dolu bir balona misket atmak. Gen tabancası ile yapılan basit olarak, su dolu balon olarak tasvir ettiğimiz bir hücreye, genle kaplanmış misketlerle ateş etmeye benziyor. Söz konusu gen kaplı misketler hücrenin içine girerek istenilen değişiklikleri yaratıyor. Böylece yeni genler yerleştirerek ya yeni karakterler yaratıyoruz ya da yeni ürünler elde ediyoruz.
Şu an yürüttüğümüz projelerden birinde buğday bitkisine tuz ve kuraklık direnci sağlayan genlerin aktarılması üzerinde çalışmaktayız. Geliştirilen bu tip bitkiler tuzlanmaya ve kuraklığa çok daha yüksek oranda tolerans göstermektedirler.''
''YENİLEBİLİR AŞI''
Gen tabancasının, yeni araştırmalar yapma noktasında bir araç olduğunu anlatan Öktem, normal aşılar yerine ''yenilebilir aşılar''ın yakın bir gelecekte insanların kullanımına sunulabileceğini bildirdi. Öktem, şöyle konuştu:
''Çok çeşitli kullanım alanına sahip gen tabancısıyla geliştirilebilecek muzu yiyen çocuklar, sabah kalktıklarında örneğin Hepatit-B aşısı olmuş olacaklar. Çocuklar için iğne kabus olmaktan çıkacak. Afrika'da özellikle kolera aşısının taşınması ve saklanması ile ilgili sorunlar olabiliyor. Bu yöntemle bu sorun ortadan kalkacak.
Ya da ineklerin süt sağlayan hücreleri gen tabancasıyla mutasyona uğratılarak gene aşılı ya da bol proteinli-vitaminli süt elde edilebilecek. Örneğin, büyükbaş hayvanların yediği yoncalara şap aşısı enjekte edilecek, onu yiyen hayvanlar otomatik olarak aşılanmış olacak. Çiftlik balıkları çeşitli hastalıklara karşı son derece duyarlılar. Bu teknoloji ile balıkların yemleme ile aşılanması da mümkün olacaktır.''
Öktem, gen tabancasının, TÜBİTAK, TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı) ve TÜSİAD tarafından organize edilmekte olan 7. Teknoloji Ödülleri kapsamında Biyoteknoloji, Nanoteknoloji ve Nanobioteknoloji Özel Ödülü kategorisinde birincilik ödülü aldığını da sözlerine ekledi.
CİHAZ NASIL ÇALIŞIYOR?
Gen tabancası, bir kontrol ünitesi ve atış kutusundan oluşuyor. Aşılanacak hücre plakaya yerleştiriliyor ve elektronik kontrol ünitesine gerekli atış bilgiler giriliyor.
Üzeri istenilen genlerle kaplanmış olan mikron boyutundaki altın veya tungsten parçacıklar atış başlığına yüklenmekte ve sıkıştırılmış azot veya helyum gazı ile hızlandırılarak hedef dokulara püskürtülüyor. http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=289932

Gizli arama dönemi bitiyor

1 Ocak'tan itibaren 'cep'ten gizli aranma devri kapanıyor. İsteyen, gizli numaralardan aranmasına `dur' diyebilecek.
Telekomünikasyon Kurumu'nun aldığı karar doğrultusunda 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren isteyen GSM abonesi, gizli numaralardan aranmasına `dur' diyebilecek. 3 GSM operatörünü dea kapsayacak uygulama ile numara gizlenerek taciz, tehdit ve rahatsızlık veren aramaların da önüne geçilmiş olacak. Cep telefonun yaygınlaşması ile hayat kolaylaşırken, beraberinde telefon sapıklığını da getirdi. Telekomünikasyon Kurumu'nun aldığı bu kararla polise ve savcılıklara bu yönde yapılan şikayetlerin de azalacağı belirtildi.

Kağıt inceliğinde pil yapıldı

Kağıt kadar ince olan bu yeni pilin gücü ve esnekliği, taşınabilir elektronik cihazlardan tıbbi gereçlere kadar birçok alette rahatça kullanılabilmesini sağlıyor. New York’taki Rensselaer Teknoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar selülozdan pil üretmeyi başardı. Selüloz hücreleri, kağıt yapımında da kullanılıyor. Pili geliştiren ekipten Pulickel Ajayan, bu yeni buluşun devrim olduğunu düşünüyor. Ajayan, “Biz bir yapı taşı ürettik. Bu yapı taşı, aslında hepimizin bildiği Lego oyuncaklarına benziyor. Bunları üst üste koyup başka birçok alet yapmanız mümkün” diyor. Ajayan ve ekibi kağıt inceliğindeki yeni pilin, diğer piller kadar, hatta daha iyi işleyeceğini söylüyor. Pil esnekliği sayesinde her şekle girebiliyor. Otomobil üreticileri yeni pili denemek için sıraya girenlerin başında geliyor. Pulickel Ajayan biyolojik olarak parçalanabilen bir maddeden yapılan pilin çevreyle de uyumlu olduğunu belirtiyor ve “Hepimizin bildiği piller aslında son derece zehirli maddeler içeriyor. Bu yeni pil ise çevreye zarar vermeyen maddelerden yapıldı” diyor. Rensselaer Teknoloji Enstitüsü uzmanı Ajayan hiçbir zararlı madde içermeyen bu ince pillerin kalbe takılan cihazlar gibi tıbbi gereçlerde de rahatlıkla kullanılabileceğini söylüyor. İnce pillerin maliyeti şu anda öteki pillerin maliyetinden çok daha yüksek. Ancak bu enerji kaynağının seri imalata geçişini kolaylaştırmak için yapılan araştırmalardan kısa sürede sonuç alınması bekleniyor. WOA